Sîyajan
Sîya Şevê ' ye Hoş Geldiniz /Hun Bi Xêr Hatin/Welcome

Eğer üye iseniz lütfen [url=siyaseve.yetkin-forum.com/login]giriş[/url] yapınız, eğer henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim [url=siyaseve.yetkin-forum.com/register]topluluğumuza katılabilirsiniz[/url]




 
PortalAnasayfaAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Ana Menü
Sîya Şevê
Ana Sayfa
Forum
Kurdi Rock | Kurdish Rock | Kürtçe Rock

Haberler
Biyografiler
Röportajlar

Çand| History| Tarih
Kürt Tarihi
Devletler ve Antlaşmalar
Müzik Tarihi
Basın Tarihi
Kronoloji
Kurdî | Kurdish | Kürtçe
Kürtçe ve Lehçeleri
Kürt Edebiyatı
Kürtçe Dersler
Portal
Tartışmalar
Yaygara
Köşe Yazıları
Extaralar
Resim
Anket
Video İzle
Sohbet
Reklam ver

En son konular
» doğmamış liderime rapor (soranice)
Salı Kas. 25, 2014 5:00 pm tarafından BAHADIR

» Merhaba ben BAHADIR
Salı Kas. 25, 2014 4:47 pm tarafından BAHADIR

» Mîr Bedirxan ( Bedirxan Bey) İsyanı
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:04 am tarafından Sîya Şevê

» Fransa arşivlerinde Dersim olayları
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:03 am tarafından Sîya Şevê

» Irak Kürt Hareketi
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:01 am tarafından Sîya Şevê

» Denbêjlik
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:50 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdîlik nedir ?
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:47 am tarafından Sîya Şevê

» İnanç
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:46 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdî Müziği
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:44 am tarafından Sîya Şevê

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Kürt dili | Zimanê Kurdî

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sîya Şevê
admin
admin
avatar

Mesaj Sayısı : 426
Kayıt tarihi : 01/01/10

MesajKonu: Kürt dili | Zimanê Kurdî    Ptsi Ara. 27, 2010 5:13 pm


Boyunduruk altında tutulan, ulusal kurumlaşmaktan, dil, kültür, toplumsal ve tarihsel değerlerini araştırıp geliştirme olanaklarından yoksun bırakılan bir ulusun dili olduğundan, Kürt dili yeterince araştırılıp zenginlikleri ortaya çıkarılamamış , onu geliştirecek bilimsel kurum ve kuruluşlar, özellikle ülkede yaratılamamış, araştırma alanında yeterli yetkin Kürt dilbilimcileri yetişemezken kendi olanak ve çabalarıyla ortaya çıkan tek tük aydınlar da her zaman boyundurukçu devletin tehdidi altında bulunmuşlardır.

Sözkonusu nedenlerle, Kürt dili üzerindeki araştırmalar, Kürtler bakımından Irak Kürdistanı´ndaki istisna durumu saymazsak, bu tek tük aydınların daha çok da yurt dışında yaratmaya çalıştıkları sınırlı olanaklarla yetinmek zorunda kalmıştır. Irak Kürdistanı´ndaki kesintisiz ulusal mücadelenin yarattığı kültürel görece serbestlik ve ardından 1960´lardan sonra gelen sınırlı otonomi olanakları, bu parçada dilimiz üzerinde çalışan aydın sayısının ve araştırma kurumunun bir dereceye kadar daha fazla olmasını beraberinde getirdiğinden, bu parçada göze çarpan değerli çalışmalardan bahsedilebilir. Bunun ötesinde, Kürt dili üzerine yazılanlar, yabancı kimi doğubilimci, dilbilimci, gezgin ve misyonerlerin eserleridir.
Ayrıca Kurdistan´ı boyunduruk altında tutan devletlerin ve Kürdistan üzerine bazı hesapları olan çevrelerin Kürt dili ve lehçeleri üzerine siyasi maksatlarla çıkardıkları araştırma denilen çalışmaları da belirtmek gerekir. Bunların amacı Kürt dili üzerine gerçekçi bilimsel araştırmaları değil, siyasi amaçlarına hizmet edecek yalan yanlış idiaları yaygınlaştırmak olmuştur. Türk devleti, günümüze kadar Kürt ulusunun varlığını inkar ettiğinden, sözkonusu çalışmalar aracılığıyla Kürtleri, Orta Asya kökenli Türk soylarının bir parçası olarak göstermeye kalkışmış, Kürtçe´nin de Türk ırkından gelen bir topluluğun(Dağlı Türklerin) asimilasyon sonucu konuştuğu Arapça, Farsça ve Türkçe karışımı birkaç bin kelimelik yapmacık bir dil olduğunu öne sürmüştür. Bir yandan bunu yaparken diğer yandan da Kürt ulusunu bölmek için örneğin Zazaca´nın Kürtçe´nin bir lehçesi olmadığı, ama hem Zazaca hem de Kurmancca konuşanların, Türklerin birer kolu oldukları saçmalıklarına bile başvurmuştur. Türk iktidarları özellikle son zamanlarda, Kürt ulusunun ve Kürtçe´nin artık inkar edilemediği günümüzde, Zazaca´nın Kürtçe olmadığını iddia eden çevrelere alttan alta destek vermekte, bu tür iddiaların yaygınlaşmasına yardımcı olmaktadır.
Zazaca´nın Kürtçenin bir lehçesi olmadığını günümüzde siyasi maksatlarla öne süren çevrelerden bazıları da kimi Ermeni milliyetçi ideologlarıdır. Büyük Ermenistan iddialarına sarılan bu çevreler Kürdistan´ın kuzey ve batı kesimlerini de bu Ermenistan´ın sınırları içinde saymaktadırlar. Buralarda Ermeni nüfusunun olmadığı bilincinden hareketle Zazaları, özellikle de Dersim´in Alevi Zazalarını köken itibariyle Ermeni göstermeye kalkışmakta ve bu maksatla da Zazacayı diğer Kürt lehçelerinden uzak tutmaya, Ermenice´ye yaklaştırmaya çalışan gülünç tezler üretmektedirler. Bu çevrelerin de Zazaların Kürt olmadığını öne süren kimi çevreleri destekledikleri görülmektedir. İlginç olanı, Ermenilerle Türklerin destek verdikleri çevrelerin aynı olmasıdır.
Fars iktidarları ve onların paralı ideologları da çabalarını, Kürtçe´nin bağımsız bir dil olmadığı, Farsça´nın lehçelerinden biri olduğu, Kürtlerin de Fars ulusunun bir parçası olduğu iddialarını yaygınlaştırmaya sarfetmişlerdir.
Siyasal iktidarlar ve onların özel maksatlı kurum ve kişileri dışında kimi yabancı dilbilimci, gezgin ya da misyoner de bazan ülkelerinin çıkarlarını gözeten siyasi maksatlarla, bazen de aşırı yüzeysel gözlem ya da araştırmalar neticesinde yanılgıyla Kürtçe´nin bağımsız bir dil olmadığını, eski ya da yeni Farsça´nın bir lehçesi olduğunu öne sürmüşlerdir. Kürt dili konusunda bu tür bilinçli çarpıtma ya da yanılgıları öne sürenlerin sayısı bir-iki kişiyi geçmezken Kürt lehçeleri üzerinde hayli farklı görüşler ileri sürenlerin sayısı da az sayılmaz.
Diğer yandan bir gerçeği kabul etmek gerekir ki iyi niyetli bilimsel amaçlı araştırmalar da oldukça az olmalarının yanısıra Kürt dili ve lehçeleri konusunda birbiriyle çelişen görüşler öne sürmüşlerdir. Bu alanda da belirsizliklere rastlanmaktadır. Bütün zorluk, belirsizlik ve eksikliklere rağmen Kürt dilinin ses, sözcük ve cümle yapısı üzerinde yapılan araştırmalar, Kürt dilinin uzun tarihsel bir dönemden beri süregelen özgün bir gelişme sürecine sahip bağımsız bir dil olduğunu kanıtlamış ve dilbilimi alanında bu gerçek kendini kabul ettirmiştir.
Buna göre, Kürtçe; Hint-Avrupa dil ailesinin Hindu-Irani kolunda Irani bir dildir ve onun kuzey-batı Irani grubundandır. Bilindiği gibi, dilbilimciler, dünya dilleri üzerinde çeşitli yönlerden yaptıkları araştırmalar sonucunda bu dilleri başta köken olmak üzere değişik bakımlardan birbirlerine olan yakınlık ya da uzaklıklarına göre ayırmış, başka dillere göre kimi dilleri birbirlerine yakın bularak onları aynı dil ailesi içinde saymışlardır. Dünya dilleri şu dil ailelerine ayrılırlar:
1) Hint-Avrupa Dilleri Ailesi
2) Sami Dilleri Ailesi: Arapça, Ibranice, Akatça gibi dilleri içine alır.
3) Bantu Dilleri Ailesi: Güney ve orta Afrika bölgelerindeki kimi dilleri içerir.
4) çin Dilleri Ailesi: çin ve Tibet dillerini içine alır.
5) Ural-Altay Dilleri Ailesi: Bu dil ailesine Fince, Macarca, Estonca, Uygurca, Samuyetçe, Türkçe, Moğolca ve Mançuca girer.
Kürtçe´nin içinde yeraldığı Hint-Avrupa dilleri ailesi, Asya ve Avrupa kolu olarak ikiye ayrılır. Bu dil ailesinin Avrupa kolu da Cermen dilleri, Roman dilleri ve Slav dilleri olmak üzere üçe ayrılır.
Cermen dilleri koluna, Isveççe, Norveççe, Danimarkaca ve Islandaca gibi Iskandinav dilleri ile Felemenkçe, Almanca ve Ingilizce girer.
Roman dilleri, Portekizce, Ispanyolca, Fransızca, Italyanca ve Romenceden oluşur.
Slav dilleri koluna ise Rusça, Ukraynaca, Bulgarca, Sırpça ve Lehce(Polish) girer.
Ayrıca Yunanca, Arnavutça, Litvanca, Keltçe ve Baskça da Hint-Avrupa dil ailesinin Avrupa koluna girerler.
Hint-Avrupa dilleri ailesinin Asya kolunda ise Hint-Iran dilleri bulunur. Hint-Iran dilleri Hint ve Iran kollarına ayrılır.
Hint kolu, Sanskritçe, Sindce, Urduca, bugünkü Hintçe, Biharca, Bengalce, Marasça, Kuçuraca, Pencapça ve Senegalce´yi içerir.
Iran koluna Eski Farsça(ondan da Orta Farsça veya Pehlevice, Orta Farsça´dan da Yeni Farsça), Avestaca, Sogdca, Belucca, Peştuca, Osetçe ve Kürtçe gibi diller girer.
Irani diller, gramer yapıları bakımından kuzey, batı, güney ve doğu grubu diye dörde ayrılır. Kürtçe, kuzey-batı Irani grupta iken Farsça güney-batı grubunda yeralır.
Dünya dilleri ayrıca yapıları bakımından üçe ayrılırlar:
1) Tek heceli diller: çin ve Tibet dilleri bu gruptandır.
2) Eklemli diller: Türkçe, Fince ve Macarca gibi diller bu gruba girerler.
3) Bükümlü diller: Hint-Avrupa ve Sami dilleri bu gruba girerler. Bu sınıflandırmaya göre Kürtçe bükümlü diller grubuna girer.

Kürtçenin coğrafi dağılımı
Kürtlerin üzerinde yaşadıkları coğrafi alanla ilgili olarak Bitlis Beyi, tanınmış Kürt tarihçisi Şeref Han, Şerefname adlı yapıtında şu bilgiyi verir:
"Kürtlerin memleketinin sınırları, Okyanus´tan ayrılan Hürmüz Denizi(Basra Körfezi M. E. B.) kıyısından başlar; bir doğru çizgi üzerinde oradan Malat-ya ve Maraş illerinin nihayetine kadar uzanır. Böylece bu çizginin kuzey tarafını Fars, Acem Irakı, Azerbaycan, Küçük Ermenistan ve Büyük Ermenistan teşkil eder. Güneyine ise Arap Irakı, Musul ve Diyarbekir düşer. Bununla birlikte, bu insanlatrın soyundan birçok halk ve kabile, doğudan batıya kadar birçok ülkede yayılmışlardır.."(1)
Günümüzde Kürtçe, önasya´da, Anadolu, Kafkasya, Fars ve Arap toprakları arasında kalan alanda konuşulur. Bu dile batıda Türkçe, kuzeyde Ermenice, kuzey-doğuda Azerice, doğuda Farsça ve güneyde Arapça komşuluk eder. Kürdistan toprakları, günümüzde parçalanarak Iran, Irak, Suriye ve Türkiye devletlerinin sınırları içine alınmıştır. Bu durumda Iran´ın batı ve güney-batısı, Irak´ın baştan başa kuzeyi ve kuzeydoğusu, Suriye´nin kuzeyi ve Türkiye´nin doğu ile güney-doğusu Kürtçenin anavatanıdır. Kürtçe konuşan topluluklar ayrıca Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Pakistan(Pakistan Belucistan´ı), Afganistan, Hindistan, Lübnan gibi ülkelerde bulunurlar. Horasan, Tahran, Bağdat, Şam, Ankara, Istanbul, Konya, Izmir gibi başkent ya da büyük kentlerde de Kürtçe konuşan yoğun bir nüfusa rastlanır. Sözkonusu ülke, başkent ya da metropollere bazı Kürtlerin yerleşmesinin tarihi yüzyıllar öncesine dayanırken bir bölümü de içinde bulunduğumuz yüzyılın özellikle de son onyılların zorunlu göç ve sürgünlerinin sonucudur. Bu anlamda Avrupa ülkeleri, Amerika ve Avusturalya´da da toplam yarım milyona varan bir Kürt nüfustan sözedilebilir.
Kürtçe´nin konuşulduğu anavatan topraklarının sınırlarını belirlemek istersek şöyle bir tablo çizilebilir: Kuzeyde Ermenistan´da Leninakan´dan başlayarak batıya doğru Kars, Erzurum, Erzincan illeri ile Sivas ilinin doğu yakası ve Kayseri´nin Sarız kazasını, Kahraman Maraş´ı, Hatay ilinin Kırıkhan ilçesini içine alacak biçimde uzanır, Türkiye-Suriye devlet sınırını aşarak Haleb´in kuzeyindeki Afrin(çiyayê Kurmênc-Kürt Dağı) bölgesine varır. Afrini içine alarak doğuya doğru Kobanî(Ayn Arab), Serê Kaniyê(Rasulayn), Dirbêsiyê, Amûd ve Kamışlıya uzanır. Suriye sınırları içindeki Cizre yöresini içine aldıktan sonra Dicle nehri boyunca güneye iner, Musul bölgesini; Sincar dağlarını, Hemrîn sıradağlarının güney eteklerini içine alarak güneyde Irak sınırları içinde Tikrit bölgesine kadar varır. Oradan Mendeli´yi, Piştkêw dağını içine alarak Iran´da güneydeki Piştkêw, Pêşkêw, Balagrêwe, Baxtiyarî, Kahgêlû ve Mamesanî yörelerinden oluşan Loristan´ın güneyine dek uzanır. Kuzeyden, doğu yakası boyunca güneye inerken sınırlar, Aras nehrinin doğu yakasını, Iran´da Maku ve Xoy´u, Urmiye Gölü´nün batı ve güney kıyılarını, Merexe´nin kuzeyine düşen Sehend Dağı´nı içine alır. Oradan zikzaklı bir biçimde Ahmedawa, Mesîrabad, Bicar(kuzey-doğudaki son Kürt şehri) ve Hemedan´ın batısındaki Esedawa´nın köy ve kasabalarından geçer, Karêz, Ali çadder ve Isfahan´ın batısındaki Şar Kurd´a kadar gider, oradan güneye yönelir, Kûzeyrûn ve Hesar şehirlerine varır.(2)
Kürtçenin lehçeleri
Oldukça yaygın bir alanda konuşulan Kürtçe, içinde pek çok lehçeyi barındırır. Kürtçenin lehçeleri üzerinde yazılan ve söylenenler birbirinden oldukça farklılık göstermektedir. Bu alanda farklı saptamalara ve içinden çıkılamaz karmaşık verilere rastlanmaktadır. çoğu kez lehçe, yöre, aşiret, din ve mezhep adları birbirine karıştırıldığı için lehçeler için her bir kaynakta başka bir isme rastlanabilmektedir. Bu yalnız araştırmacıların yapıtları açısından değil, bizzat Kürtler açısından da böyledir. Bir lehçeye o lehçeyi konuşanlar ve onların komşuları çoğu kez sözkonusu yöre, aşiret, din, beylik ya da mezhebin adını vermişler ve bunun sonucunda tek bir lehçe için farklı isimler ortaya çıkmıştır. örneğin kuzey Kürtçe lehçesinin adı, Iran Kürdistanı´nda Şikakî, Irak Kürdistanı´nda Bahdînî, Türkiye Kürdis-tanı´nda bu lehçeyi konuşanlar arasında Kurmancî, Zazalar(Dımıliler) arasında Kırdasî ya da Here-weredir. Güney Kürtçesinin adı Iran Kürdistanı´nda Mukrî, Kürdistanın Türkiye ve Suriye´nin egemenliği altındaki parçalarında ve Bahdînan bölgesinde Soranîdir. Zazaca olarak bilinen lehçe, bunu konuşanlar arasında kimi yörelerde Zazakî, kimi yörelerde Dimilkî, Kirdkî, Kirmanckî ya da Se-bêdir. Hewramanîye, Goranî, Kakeî, Hewramî, Maço ya da Kurdî adlarının verildiğine kaynaklarda rastlanır.
Kürtçenin lehçeleri arasında en büyük karmaşıklık Goranî, Lurrî ve Zazakî alanındadır. Kimileri bu üçünü bir lehçe sayarak onları Kürtçenin bir lehçesi olarak görürken, kimileri de ayrı bağımsız bir dil olduklarını iddia etmişlerdir. Her üçünü Kürtçenin ayrı bir lehçesi olarak görenlerin yanısıra ikincisini(Lurrîyi) Kürtçenin dışında kabul edenler de vardır. Büyük ve Küçük Lurr diye ayrılan Lurrî´nin Büyük Lurr kesimini Kürtçe olarak görmeyip(bunlardan Büyük Lurrî´yi Farsçanın bir Lehçesi olarak görenlerin yanısıra onu bağımsız bir dil olarak da görenler var) Küçük Lurr kesimini Kürt dilinin bir lehçesi sayanlar da vardır.
Lehçeler üzerinde yeterli araştırmaların yapılıp doğru sonuçların tüm boyutlarıyla çıkarıldığı söylenemez. Biz burada elimiz altında varolan kaynak ve belgeler çerçevesinde kimi görüşlere yer vererek gerçeğe en yakın bulduğumuz bir şemayı sunmaya çalışacağız.
Kürtçenin lehçeleri konusunda en eski kaynak Şeref Han´ın Şerefnamesi´dir. Şeref Han bu eserinde şöyle der:
"Kürt topluluk ve aşiretleri, dil, gelenek ve sosyal durumlar yönünden dört büyük kısma ayrılırlar:
Birinci kısım, Kurmanç
Ikinci kısım, Lor;
üçüncü kısım, Kelhur;
Dördüncü kısım, Goran."(3)
Şeref Han´ın bu belirlemesini saymazsak, Kürtçenin lehçeleri üzerine araştırmalar, içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk yarısına kadar esas olarak yabancılar tarafından yapılmıştır. Bu konuda tek istisna Mela Mehmûdê Ba-yezîdî´nin çarlık Rusyası´nın Erzurum konsolosu Aleksander Jaba için 1858´de hazırladığı ve Hekarî şivesi ile Rewendî şivesinin karşılaştırmalı bir sözlüğünü içeren broşürdür. Mela Mehmûdê Bayezîdî bu broşürün girişinde dilbilgisi kuralları bakımından bazı noktalara değinmeden önce Kürt dilinin de bölgesel ve aşiretsel farklılıklardan dolayı farklı lehçelere sahip olduğunu belirterek, " mesela, Van, Muş, Bayezid, Kars ahalisinin ve Iran ve Rusya´ya bağlı Kurmancların konuştukları dil ile Botan, Hekariyan, Hemedan, Simtî(?), Diyarbekir, Musul, ta Bağdat sınırına varıncaya dek (ki Süleymaniye, Şehrizur yöreleri ile Zerza, Mukrî, Bebe ve Bilbas taifelerinden oluşur) olan ahalinin konuştuklar dil arasında farklılıklar vardır."(4) Mela Mehmûdê Bayezîdî bu çalışmada, Kürtçeyi Kurmancî olarak adlandırmakta, lehçe olarak da Botan, Hekarî ve Rewendî adlarına değinmekte, karşılaştırmalı sözlüğünü de Hekarî ve Rewendî şiveleri açısından vermektedir.
1836-1837 yıllarında Kürt dili ve etnografyası hakkında bir kaç makale yayınlayan G. Givrinli, Kürt dilini Yukarı ve Aşağı Kürtçe diye ikiye ayırmıştır. Yukarı Kürtçeyi, Mukrî, Hekarî, Şukakî ve Bayezîdî diye ayıran Givrinli Aşağı Kürtçeyi de Lurr, Gelhurr, Lekî ve Goranî diye ayırmıştır.(5) Peter Lerch ise Forschungen über die Kurden und die iranischen Nordch”ldaer, Petersburg, 1857-1958 adlı çalışmasında Kürt dilini, Zaza, Kurmancî, Kelhurî, Gûranî ve Lurî diye beş lehçeye ayırır.(6)
Kürt dili üzerine araştırma yapanlardan Oskar Mann Kürtçeyi, Batı, Doğu ve Güney Kürtçesi olmak üzere üçe ayırır. Zazacayı Goranca´nın bir lehçesi sayan Oskar Mann, Gorancayı da Kürt dilinin dışında sayar.(7) Oskar Mann´dan sonra gelen yabancı kimi dilciler, Kürt dilinin lehçeleri üzerinde ayrıntılı yeni araştırmalar yapmaktan çok bizzat Oskar Mann´ın çalışmalarına dayanarak onun görüşlerini tekrarlamışlardır. örneğin, Oskar Mann´ın 1907 yılında yayınlanan Kurdish Persich Forschungen Mundarten Gûran besonders, Kandulai, Auramani und Badschalani adlı Goranca üzerindeki çalışmasını gözden geçirdikten, bazı açıklamalar ekleyip dipnotlarla da kimi konuları aydınlattıktan sonra yeniden yayınlayan Karl Hadank bunlardan biridir.(Cool
Gorancayı bağımsız bir dil olarak kabul eden Dr. Mac Kenzie, 1961 yılında Dil Derneği´nin yayınlanan yıllık raporunda yeralan "Kürt Dilinin Kökeni" adlı makalesinde, Kürtçeyi bile Orta Farsçanın lehçelerinden biri, The Dialect of Auraman(Hawramani-Luhon) adlı çalışmasında ise Hawramancayı, Kürtçe değil, Eski Farsçanın bir lehçesi saymıştır.(9) Kürt dilini de iki lehçeye ayıran Dr. Mac Kenzie, bunları Yukarı Kurmancca ve Aşağı Kurmancca diye adlandırmış, aşağı Kurmanccaya Süleymaniye, Hevlêr(Erbil), Rewandiz ve Xoşnaw yörelerinde konuşulan Kürtçeyi dahil ederek Süleymaniye ağzını bunların temeli saymıştır. Akre ve Surçi ağızlarını da, Akre, Surçi, Amediye, Yukarı Berwar, Gullî, Zaxo va Şêxan yörelerinde konuşulan Kürtçenin esası olarak kabul etmiştir.(10)
E. B. Soane, Grammar of Kurmanji or Kurdish Language, (London, Luzak and Company, 1913) adlı eserinde Kürt dilini üç lehçeye ayırarak ilk ikisine Kürtçenin temel lehçeleri demiştir. Soane´nin ayırımı şöyledir:
a)Yukarı Kurmancca
b) Aşağı Kurmancca
c) Lurce, Zazaca, ve birbirlerine yakın olmalarına rağmen Hewramî ile Goranca.(11)
Türk sosyologu Diyarbakır´lı Ziya Gökalp, aşiretleri iskan etme projesinde yararlanmak üzere Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin istemi üzerine 1922´de hazırladığı, 1975´te Komal Yayınevi, 1992´de de Sosyal Yayınları tarafından Türkiye´de yayınlanan Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler adlı eserinde, Kürtleri Kurmanc, Zaza, Soran, Gûran(Goran) ve Lur olmak üzere beş kavme ayırmakta, henüz tahkik etmediğini söylemekle beraber, Gûran ve Zaza lisanlarının birbirlerine yakın olduğunu yazmaktadır. Aynı raporunun ilk değerlendirmesinde, Bahtiyari lisanının Sorancaya, Kalhur lisanının Gûrancaya ilhakını mümkün gören Ziya Gökalp sonradan bunu tashih ederek "Bahtiyari lisanının Lurcaya, Kalhur lisanının Sorancaya mensup olduğu Şerefname´nin şahadetiyle anlaşılıyor" diye yazmaktadır.(12) Ilk çalışmasında"Gûran, Bahtiyari, Kalhur lisanlarını ayırırsak elimizde istiklalleri malûm olmak üzere dört lisan kalır: Kurmanc, Zaza, Soran, Lur" diyen Ziya Gökalp(13) sonraki tashih yazısında "Gûranca, Zazaca, Dünbüli lisanları aynı lisanın isimleri olduğu gibi, Kalhur, Baban, Soran isimleri de aynı lisanın muhtelif adlarından ibarettir. Bahtiyarî ve Lûr isimleri de yine aynı lisanı gösterir. Isimlerdeki bu taadüdün sebebi Kürt kavimlerinin muayyen isimlerinin olmamasındandır... O halde Kürtlerin bir kavim olmayıp dört kavim oldukları ve binaenaleyh Kürtçenin de birbirlerinin mensupları tarafından katiyen anlaşılmayan dört muhtelif lisana alem olduğu anlaşılıyor. Bu dört lisan şunlardır: Kurmanc lisanı, Zaza lisanı(Gûranca, Dünbüli), Soran lisanı(Baban, Kalhur), Lûr lisanı(Bahtiyarî, Fîlî[Fêlî], Lek)"(14) sonucuna varmaktadır.
Ziya Gökalp, sözkonusu çalışmasında, "Bu dört lisanın sahipleri birbirlerinin dillerini anlamazlar. Sarf, nahiv, lûgat itibariyle aralarında büyük farklar vardır. Binaenaleyh aradaki farklar lehçe farkları değil, lisan farklarıdır. Bu dört dilin her biri, lisaniyat itibariyle müstakil bir lisandır. Her biri müteadit lehçelerden de mürekeptir.
Bununla beraber bu dört lisan birbirine tamamiyle yabancı da değildir. Hepsi ´Kürdî-i Kadim´ namı verilebilen eski bir Kürtçenin müştaklarıdır. Neo-Latin lisanlariyle Latince arasında ne gibi rabıtalar varsa, Kürdî-i Kadim ile bu yeni Kürtçeler arasında da o rabıtalar vardır"(15) diye yazmaktadır.
Araştırmaları esas olarak Kurmanc aşiretiyle ilgili olan Ziya Gökalp Kurmanccanın "lehçeleri"ne de değinmektedir:"Kurmanc lisanının kaç lehçeye ayrıldığı henüz ilmi bir tetkikle meydana çıkarılmamıştır. Yalnız Ahmed-i Hani Mem û Zin adlı kitabında kullandığı lehçelerden bahseder-ken aşağıdaki beyitte üç lehçenin isimlerini sayıyor.
Bohtî û Mehmedî û Silîvî
Hin la´l û hinik ji zêr û zîvî
Manası: [Kullandığım kelimeler] Bohtî, Mehmedî, Silîvî lehçelerine mensuptur. Bazısı la´l, bazısı altın, bazısı da gümüştür."(16) Buradan hareketle Ziya Gökalp de Kurmanccayı Bohtî, Mehmedî ve Silîvî diye üçe ayırarak bu lehçelerin konuşulduğu yöreleri ve konuşan aşiretleri saymaktadır.
Kürt bilgini Tewfîq Wehbî, Kürt dilinin lehçeleri konusunda Soane ile aynı görüşleri paylaşmaktadır.(17)
Tanınmış yazar Alaeddîn Seccadî, Destûr û Ferhengî Zimanî Kurdî, Erebî û Farisî adlı eserinde "Kürt dilinde iki büyük lehçe bulunur" diye belirttikten sonra şöyle der:" Bugün ´Bahdînan´ lehçesi denen ´Botan´ lehçesi. Türkiye ve Suriye Kürtleri ile Musul ilçelerinin Kürtleri bu lehçeyle konuşurlar. Ikinci olarak da bugün ´Soran´ lehçesi denen ´Mukri´ lehçesi ki diğer Kürtler yani Irak´ın kuzeydoğusu ve doğusu ile Ardelan ve Mükriyan Kürtleri bu lehçeyi konuşurlar."(18)
Kürt dili ve edebiyatı üzerine değerli çalışmaları olan Dr. Kemal Fuad, Kürt dilini aşağıdaki ana lehçe ve şivelere ayırır:
1) Batı Kürtçesi(ki kimi buna Yukarı(kuzey) Kirmancca der)
a- Afrînî
b- Cizîrî ve Botanî
c- Sincarî
ç- Badînî
d- Hekarî
e- Şikakî
2) Doğu Kürtçesi(ki bazıları buna Aşağı(güney) Kurmanccası, bazıları da Orta(merkez) Kürtçesi derler)
a- Soranî
b- Silêmanî
c- Mukrî
ç- Sineyî
3) Güney Kürtçesi
a- Xaneqînî
b- Feylî
c- Kirmanşanî
ç- Lekî
d- Kulgayeyî
e- Kelhorî
f- Perewendî
4) Goran-Zaza Kürtçesi
a- Hewramanî
b- Kenûleyî
c- Gehwareyî
ç- Bacelanî
d- Zengeneyî
Kendisinin Güney Lehçesi dediği lehçeye kimilerinin Lurrî dediğini belirterek bunu eleştiren Dr. Kemal Fuad, sadece Büyük Loristan´da konuşulan lehçeleri Lurr olarak kabul etmekte ve bunları Kürtçenin lehçeleri arasında saymamaktadır. Başka kimi kaynaklarda Küçük Lurr olarak geçen ağızlara Lurr denmesini eleştiren Dr. Kemal Fuad bunları Güney Kürt lehçelerinin içinde saymaktadır.(19)
Fuad Heme Xurşîd, Zimanî Kurdî, Dabeşbûnî Cografyayîy Dîyalêkte-kanîy(Kürt Dili ve Lehçelerinin Coğrafi Dağılımı) adlı çalışmasında Kürtçe lahçelerini şöyle sınıflandırır.
1) Kuzey Kurmanccası
a- Bayezîdî
b- Hekarî
c- Botanî
ç- Şemdînanî
d- Behdînanî
e- Batı diyalekti
2) Orta Kurmanccası
a- Mukrî
b- Soranî
c- Erdelanî
ç- Silêmanî
d- Germiyanî
3) Güney Kurmanccası
a- Asıl Lurr
b- Bextiyarî
c- Mamesanî
ç- Gohgilo
d- Lek
e- Kelhurr
4) Goran
a- Asıl Goranî
b- Hewramanî
c- Bacelanî
ç- Zazaca(20)
Fuad Heme Xurşîd, hem Büyük hem de Küçük Lurrîyi Kürtçe olarak kabul ederek onları Güney Kurmanccası arasında saymıştır. Kürt dili lehçeleri ve özellikle de Hewramanca üzerine değerli araştırmaları olan Mehemed Emîn Hewramanî, Zarî Zimanî Kurdî Le Terazûyî Berawird da adlı çalışmasında Kürt lehçelerini şöyle sınıflandırır;
1- Yukarı Kirmancca(yanlışlıkla da olsa yaygınlaştığı için ya da Bahdînî),
2- Orta Kirmancca(yanlışlıkla da olsa yaygınlaştığı için ya da Soranca),
3) Aşağı Kirmancca(yanlışlıkla da olsa yaygınlaştığı için ya da Goranca). Sonra, Gorancayı da aşağıdaki şivelere ayırır:
a- Hewramanca
b- Lurrce
c- Bacelanca
ç- Zazaca
M. E. Hewramanî, Bacelanca´nın da Zengene ve Şebek´i içine aldığını kaydeder.(21)
Kürt dili üzerine özellikle de Zazaca konusunda değerli çalışmaları olan Kürt yazar ve dilbilimcisi Malmîsanij, Kürtçeyi beş ana lehçeye ayırarak şöyle sıralar:
1- Kuzey Kürtçesi veya Kurmanci lehçesi
2- Merkezi Kürdistan´da konuşulan Kırmanci Lehçesi: Bu lehçeye zaman zaman Güney Kürtçesi(Kirmancî Xwarû) veya yanlış olarak "Soranî" de denir.
3- Kirdkî, Kirmanckî(Kirmancî), Zazakî veya Dimilî(Dimilkî) adlarıyla bilinen lehçe. (Malmîsanij burada Zazacanın en belirgin iki şivesi o-larak Dersim şivesi ile çewlîg-Dîyarbekir-Sêwreg şivesini sayar.)
4- Gorani lehçesi: Hewramî lehçesi olarak da adlandırılan bu lehçe Kirdkî(Zazakî, Dimilkî) lehçesine yakın bir lehçe olup Iran ve Irak Kürdistanı´nda az sayıda Kürt tarafından konuşulur.
5- Güney Kürdistan´da konuşulan diğer Kürt lehçeleri grubu: Bu grubun Kermanşahî, Lekkî, Lurrî, Sencabî ve Kelhurî gibi değişik adlarla anılan kolları vardır ki bunlar Iran ve Irak sınırları içinde bulunan Kürtlerin bir bölümünce konuşulur.(22)
Mehemed Emîn Hewramanî, Zarî Zimanî Kurdî le Terazûyî Berawird da adlı çalışmasında Oskar Mann´ın daha önce değindiğimiz ve sonraları Karl Hadank tarafından yeniden yayımlanan eserinde, Goranca lehçelerinin asağıdaki biçimde tespit edildiğini belirtir:
"Hewramanca(Auramani)
Kendulece(K”ndulei)
Bacelanca(Baj”lani)
Bêwenijce(Biw”niji)
Gehweraca(G”hwarai)
Rejawca(Rijabi)
Seyyidce(S”yyidi)
Zerdece(Z”rdai)"
Minorski´nin aynı Goran lehçelerini tekrarladığını, fakat Bewenijce, Gehweraca ve Rejawca´nın yerine Gelhur, Lek, Feyli ve Kakeyiceyi getirdiğini belirten M. E. Hewramanî, " bu aslında aşiret, din ve dilleri bir tür birbirine karıştırmadır"(23) diye yazar. Emin Zeki Bey´in de, Xulasetu Tarixu´l Kurd we Kurdistan adlı eserinde Hewramanî lehçesini Tacikçe bir dil olarak gördüğünü belirten ve kendisi de Hewramanlı olan M. E. Hewramanî, onun bu görüşüne herhangi bir kanıt getirmediğini, anlaşıldığı kadarıyla Minorski´nin görüşlerini aktardığını yazar.(24)
Süleymaniye üniversitesi öğretim üyesi Dr. Izzedin Mustafa Resul, Zimanî Yekgirtûyî Edebîy Kurdî(Kürtçenin Ortak Edebiyat Dili) adlı eserinde Hewramancayı Kürt lehçelerinden biri sayar.
Mehemed Merduxî, Kürt lehçeleri konusunda Şeref Han´ın görüşlerini paylaşarak bunları Kırmanc, Goran, Lurr, ve Gelhurr diye dörde ayırır.
Tewfîq Wehbî ile Edmonds, A Kurdish Dictionary , (Tawfiq Wahby & Edmonds, Oxford at the Clarendon press, 1966) adlı sözlük çalışmalarında Hewramani Kürtçesi sözcüklerini de Kürtçe sözcükler arasına katmışlardır. Ayrıca Tewfîq Wehbî, Dr. Mac Kenzie´nin 1961´de yayınlanan makalesine cevap niteliğinde yazdığı bir makalede, Hewramanca Kürtçesinin Kürt dilinin eski lehçelerinden olduğunu vurgulamıştır.
Profesör Qanatê Kurdo, Haletekanî Cins û Bînayî Berkar Le Zaza da (ZaZacada Erillik-Dişillik ve Nesne) adlı makalede, karşılaştırmak suretiyle Zazaca ve Yukarı Kirmanc lehçelerinin aynı dil olduğunu aydınlat-mıştır.
Major Soane, Kurdish Grammar (Kürtçe Gramer) adlı yapıtında Zazacayı Kürtçenin lehçelerinden biri saymıştır.(25) Kürt dili konusundaki görüşlerde kendini en çok Oskar Mann´a yakın bulan Dr. Kemal Fuad, başta Oskar Mann olmak üzere Goranca-Zazacayı Kürtçe saymayanların görüşlerini eleştirerek bunların Kürtçenin birer lehçeleri olduğunu belirtmektedir: "Oskar Mann´ın da aralarında olduğu kimi dilciler, Goran-Zaza grubu lehçelerini Kürtçe saymazlar.Bu alanda ben farklı düşünüyorum: Bu grubun lehçeleri, Kürtçenin diğer grup lehçeleriyle leksikoloji bakımından farklılıklar göstermekle beraber, bunlar da Kürtçe gibi kuzey-batı Iranî grubuna dahildirler. Coğrafik bakımdan da Kürdistan toprakları içine girerler. Ekonomik, sosyal ve siyasal ilişkileri de diğer uluslara nazaran Kürtlerle daha güçlüdür. üstelik Gorancanın şivelerinden biri olan Hewramî uzun bir süre(16. yüzyıldan 20. yüzyıla dek)Kürdistan´ın geniş bir yöresinde(Doğu ve Güney Kürdistan´da) edebi dil olmuştur. Ulusal bakımdan da bunlar kendilerini Kürt olarak görmekteler."(26)
Mehemed Emîn Hewramanî´ye göre de, varolan eski kaynaklar, Hewramanî Kürtçesinin eski bir dil olduğunu, sadece(132 Hicri yılında kurulan) Baba Ardelan Beyliği boyunca değil daha eski zamanlara giden ve Avesta dilinden dönüşen, din ve edebiyat dili olduğunu gösterirler. M. E. Hewramanî, şöyle yazar:
Şêx Se´dî[yê Şîrazî] bir beytinde şöyle der:
Geh be Tazî astînî ber men zened gûyed "te´al"
Geh be Kordî gûyedem "borê nişîne w nan were"
(Bazen el edip bana Arapça "te´al" der
Bazen de Kürtçe "borê nişîne w nan were" der. M. C.)
Bu beyitte geçen "borê nişîne w nan were" Hewraman lehçesiyledir ve "gel otur ekmek ye" anlamındadır. O dönemde(13. yüzyıl M.C.) Se´dî[yê Şîrazî] Hewramanca lehçesine Kürtçe demiştir.
Sultan Sehak´ın Ehli Hak taraftarları için manzum olarak söylenen Kürtçe Yaresan Ilahileri Hewramancadır. Meşhur Kürt şairi Xanayî Qubadî´nin kendisi Şirin ile Husrev destanını Kürtçe manzumlaştırmak istediğini söyler. Ona göre Kürtçe Farsça´dan eksik değil, ondan daha şirindir. Onun için şöyle der:
Ce lay aqilanê sahib eql û dîn
Dana buzurganê Kurdistan zemîn
Rast en mewaçan Farisî şeker en
Kurdî ce Farisî bel şîrînter en
......
Ce ´ersey dinyay dûn bedfercam
Be destûrê nezmê Nîzamî meqam
Be lefzê şîrînê Kurdistan temam
Pêş buwan meh´zûz baqî weselam.
(Akıl ve din sahibi akıllılarca
Kürdistan´ın büyük bilginlerince
Doğrudur, "Farsça şekerdir" denir
Fakat Kürtçe Farsçadan daha şirindir.
Bu aşağılık fani dünyada
Nizamî makamın manzum usulünce
Tümü Kürdistan´ın tatlı sözleriyle
....... (M. C.)
Xanayî Qubadî Şirin ile Husrev destanını yazdığında, Hewramanca Kürt edebiyat dili olmasaydı ne bu lehçeyle yazar ne de ona Kürtçe derdi."(27)
Ehli Hak´ın kutsal defterlerindeki ilahilerin söylenişi için iki lehçe kullanılmıştır. Defterler, Hewraman lehçesine, "Kurdî"(Kürtçe, bazen de "Kurdîyî Awramanî"(Hewramani Kürtçesi), Caf şivesine de "Cafî Awramanî(Hewraman Cafçası) demişlerdir. Bu bilgiyi veren derlemeci Abîdînî Caf(Abîdîn Başçawûş) sözkonusu ilahilerin sözlerinin ve dini kütüphanelerinde varolan yazıların 880 yıl öncesine dek gittiğini belirtir.(28)
Vermeye çalıştığımız bilgiler ışığında, Büyük Lurr şiveleri dışında, Küçük Lurr de dahil Gorancanın bütün lehçeleri ile Zazaca lehçesinin Kürt dilinin lehçeleri arasında olduğu gerçeğini kabul etmek, Büyük Lurrlarla ilgili olarak da bu lehçenin tartışmalı olduğu gerçeğini gözönünde bulundurmak gerekir
Sonuç olarak Kürt dilinin lehçeleri, şiveleri ve coğrafik dağılımları ile ilgili olarak aşağıdaki veriler sunulabilir:
1- Kuzey Kürtçesi(ya da Kurmancî/Kirmancî)
Kuzey Kürt lehçesi, en geniş yayılma alanına sahip olan bir lehçedir. Kürdistan´daki yayılma alanı, doğudan bir hat çizilmeye başlanırsa, Urmiye Gölü´nün batı kıyısından başlayarak güneydoğuya doğru iner, Şino şehrinin kuzeyinden, Kêleşin vadisinden Iran-Irak sınırını geçer, Helgurd´e varıncaya dek uzar. Oradan Rewandiz nehrinin kuzey kıyıları boyunca ta Zêyî Badînan(Büyük Zap)´a varıncaya dek gider. Buradan da Dicle nehrine dökülünceye dek Zap´ı takipeder.(29) Urmiye Gölü´nden kuzeye doğru Kotur ve Xoyu içine alarak Aras nehrine kadar uzar, Kars, Erzurum, Muş, Bitlis´i içine alır Güneydoğu Toroslar´ın kimi zaman doğu yamaçlarını, kimi zaman da eteklerini boyluboyunca takip eder, Siirt il sınırlarını, Kozluk, Silvan, Kulp, Lice, Bismil kazalarını, Diyarbakır vilayet sınırlarını, Ergani´yi, Deşta Gewran ve Karacadağ yöresini içine alacak biçimde Siverek´in doğu, güney ve güneydoğu bölgesini, Hilvan kazasını, Gerger hariç Adıyamanı, Malatya´yı Maraş´ın kuzey, doğu ve güney yörelerini içererek Gavur Dağı´nın doruklarına kadar uzanır, Hatay´ın Kırıkhan ve Haleb´in Afrin ilçelerini içine alır. Oradan Dicle nehrinin Zap suyunu aldığı noktaya dek Kürtlerin yaşadıkları topraklarda Kuzey Kürtçesi(Kurmanci) konuşulur. Tunceli´nin Pertek ve Mazgirt kazalarında, Elazığ´ın Maden, Sivrice ve Palo dışındaki kazalarında, Bingöl´ün Karlıova kazasında ve Sivas´ın Kürtçe konuşulan yörelerinin çoğunluğunda da bu lehçe konuşulur. Bu lehçe ayrıca Lübnan, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan Kazakistan ve diğer Orta Asya cumhuriyetlerindeki Kürt nüfus tarafından, Horasan ve Konya Kürtleri ile Ankara Kürtlerinin bir bölümünce konuşulur.
Kuzey Kürtçesinin şiveleri şöyle sıralanabilir:
a- Batı Kurmanccası: Afrin bölgesinden başlayarak Antep, Kırıkhan, Maraş, Adıyaman ve Malatya Kürtleri ile Urfan´ın Suruç, Birecik ve Halfeti Kürtlerinin konuştukları şive. Genel olarak Fırat nehrinin batı yakası Kurmanclarının konuştuğu şive denebilir. b- Rewendî: Van Gölü´nün kuzeyinde kalan topraklardaki şive. Doğudan Şikak bölgesinden başlar, Aras nehrine kadar olan yerler, Kars, Ağrı, Erzu-rum, Van, Muş ve Erzincan Kurmanclarının konuştukları şivedir.
c- Şikakî: Urmiye gölü, Şemdinan ve Başkale arasındaki yörelerce konuşulur
ç- Hekarî: Şırnak´ın hemen güneyinden başlayarak Hakkari ili sınırları içindeki Kürtlerce konuşulur.
d- Botî: Suriye ve Türkiye sınırları içindeki Cizre Kürtlerinin, doğuda Zaxo´nun kuzeyinden başlayarak Şırnak´ın hemen güney ve batısından Eruh´u içine alacak biçimde Van Gölü´nün güneyine kadar uzanan, Bitlis´in doğu ve güney bölgelerini, Siirt´i, Batman çayı´na kadar olan yöreleriyle Batman´ı ve Mardin´in doğu yörelerini içine alan topraklardaki Kürtlerin konuştukları şive.
e- Bahdînî: Zaxo, Amadiye , Akre, Zêbar yöreleri ile Duhok Kürtlerinin konuştukları şive.
f- Sincarî: Sincar Dağı ve Şêxan yöresi Kürtlerinin konuştuğu şive.
g- Orta Kurmancca (ya da Silîvî-Kîkî-Milî) Diyarbakır ilinde, Mardin ilinin doğu yöresinin dışında kalan yörelerde, Urfa´nın Fırat´ın doğu yakasına kadar uzanan topraklarında kalan Kürtler ve Elazığ´ın doğu ve güney yörelerindeki Kurmanclarca konuşulan şive.
2- Merkez Kürtçesi (ya da Soranî)
Bu lehçenin sınırları Kurmanci lehçesi için belirttiğimiz güney sınırlarından başlar, güneye doğru Sîrwan çayı´na ve Xaneqîn´e varıncaya dek devam eder. Güneyde Hemrîn Dağları´nın güneyinden doğuya doğru döner ta Sehend dağına, Mesirabad, Bicar ve Esedawa´ya kadar uzanır. Güney sınırının eni de Melayir-Kirmanşah-Qesri Şirin-Xaneqin ana yoluna kadar varır.(30) a- Soranî: Zêbar yöresi hariç bugünkü Hewlêr vilayeti ve kazaları.
b- Silêmanî(ya da Babanî): Süleymaniye, Kerkük, Kifrî, Qeretepe, Tuz-Şiwan yöreleri ile Xaneqîn´in bazı köylerini içerir.
c- Mukrî: Şino, Nexede, Meraxe, Mîyandiwaw, Şahîndij, Saqiz, Bokan, Bane ve Serdeşt Kürtlerinin konuştuğu lehçe.
ç- Sineyî: Sine(Senendec), Bicar, Kengewer ve Rewanser ile Ciwanro´nun kuzey yörelerinde konuşulur.
3- Güney Kürtçesi
Kuzeyde Melayir-Kirmanşah-Qesri Şirin anayolundan başlayarak Kürdistan´ın güney sınırlarına kadar varan alanda konuşulur. Şiveleri aşağıdakilerdir:
a- Xaneqînî
b- Asıl Lurr( ya da Feyli)
c- Kirmanşanî
ç- Lekî
d- Kelhorî
e- Perewendî
f- Kulgayeyî
4- Goran Kürtçesi
Goran şivelerini konuşanlar, Bağdat-Kermanşah yolunun kuzeyindeki dağlık bölgede, Hewraman dağlarının doğu ve batı yakalarında, ayrıca Paweh ve Kendule yöresinde, Musul´un doğu ve kuzeyinde; Xazır çayının Zap Suyu´na döküldügü yörelerde yaşarlar.
"Goranların yaşadıkları coğrafi bölgeler, eski tarihlerde lehçelerinin oluşmaya başladığı dönemlerde, yukarıda belirttiğimiz bölgelerden çok daha geniş ve büyüktü. 18. yüzyılda üzerinde yaşadıkları toprakların bugün üzerinde yaşadıkları topraklardan geniş olduğu kuşkusuzdur. 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başlarında Süleymaniye Beyliği´nin çağdaş ve yeni bir biçimde ortaya çıkması, bir dereceye kadar Goranların üzerinde yaşadıkları toprakların daralıp küçülmesi hesabınaydı. Böylece Kürtçenin Güney Kurmancca lehçesi(Merkez Kürtçesi, Süleymaniye şivesi M. C.) Süleymaniye Beyliği´nin resmi dili olarak oluştu. 18. yüzyılın ardından gelen yıllarda adım adım Goran lehçesinin yerini daraltarak onun aleyhine gelişti.
Goran lehçesi, Baba Ardelan´ın 4. yüzyılda kurduğu Ardelan Beyliği döneminde yaygındı. Baba Ardelan, Moğolların harabettiği Şarezor´u yeni-den bayındır hale getirerek beyliğinin başkenti yaptı. Goranların Zagros´un doğusundan Şarezor´a doğru yayılmalarının bu olayla başlamış olduğu uzak bir ihtimal değil.
Kakeiler(Ehl-i Hak, Ali Ilahiler) Şarezor´u kutsal yerleri haline getirdiler. Gorancayı da dinlerinin dili yaptılar. O dönemde Şarezor´da şiir dili Goranca´ydı. Kakeilerin dinsel edebiyatları da şiirle başlamıştı. Bugüne kadar da bu, böyle kaldı.
....
Şunu da belirtmek gerekir ki Kerkük, Kifrî, Xaneqîn ve Sîrwan çayı yu-karısındaki aşiret ve oymaklar, örneğin; Zengene, Cebarî, Şiwan, Bîbanî, Talebanî ve diğerleri Goran aşiretlerindendi. Bunların yazılı klasik edebiyatları ve folklorları vardı ve Goran lehçesiyleydi. Fakat Süleymaniye Beyliği´nin gelişip güçlenmesiyle, Aşağı Kurmanc lehçesi yavaş yavaş bu yöreleri işgal etti."(31)
a- Hewramanî: Sîrwan çayı´nın üst tarafına düşen Hewraman yöresi Kürtleri bu şiveyi konuşur. Hawraman dağlarının batı tarafı, Halebçe ve Pêncwîn arası yöredir, doğu yakası ise Sine ve Kermanşah´tır. Hewraman yöresi; Hewramanî Luhon, Hewramanî Dizlî, Hewramanî Text, Hewramanî Rezaw, Hewramanî Ciwanro ve Hewramanî Kenduleyî diye bölgelere ayrılır.(32)
b- Bacelanî: Zengene ve Şebek´i içerir. Musul´un doğusundan Başvaye yörelerinden yayılarak Hamdaniye´nin kuzey ve güneyine ta Talabani ve Zengene yöresine, ayrıca Qeretû, Horên ve Şêxan´a dek dağılmışlardır. Bacelanîler Loristan´ın kuzeyindeki Zehaw yöresinde de yaşarlar.(33)
c- Gehwareyî:
5- Zaza(Dimilkî, Kirmanckî ya da Kirdkî) Kürtçesi:
Türkiye´nin egemenliği altındaki Kürdistan topraklarının kuzeybatısında kuzeyde Erzurum ve Erzincan´dan güneyde Adıyaman´ın Gerger ilçesine, Güneydoğu Torosların doğu ve güney eteklerinden Sıvas´ın Zara kazasına kadar uzanan bir alanı kapsar. Adıyaman´ın Gerger ilçesinde, Urfa´nın Siverek kazasının içi ve kuzeyine düşen köylerinde, Diyarbakır´ın çermik, çüngüş, Piran ve Hani ilçeleri ile Lice, Hazro, çınar ve Kulp ilçelerinin bazı köylerinde, Siirt´in Kozluk, Sason ve Baykan ilçelerinin bazı köylerinde, Bitlis´in Mutki kazası ile bazı köylerinde, Muş´un Varto kazasının bazı köylerinde, Erzurum´un Hınıs ve Tekman kazalarının bazı köylerinde, Erzincan´ın içinde ve bazı köy ve kazalarında, Tercan´ın içi ve köylerinde, Sivas´ın Zara kazasının Beypınarı nahiyesi ile bazı köylerinde,Tunceli ili ile Pülümür, Nazimiye, Ovacık, Hozat ve çemişkezek kazalarında hemen tamamiyle, Elazığ´ın içi ile Maden ve Palo kazalarının tamamında. Karakoçan´ın yarıya yakın bölümünde, Bingöl ili ile Genç ve Kiği kazalarının tamamında, Solhan´ın çoğunluğunda ve Karlıova´nın az bir kesiminde Zaza lehçesi konuşulur. Diyarbakır´ın içinde de çoğunluk Kurmanc olmakla beraber Zazaca konuşan önemli bir nüfus yaşar.(34)
Zaza lehçesi ikiye ayrılır
a- Dersim şivesi: Tunceli, Erzincan ve Sivas´ta konuşulur.
b- Doğu(çewlîg-Diyarbekir-Sêwreg) şivesi. Bingöl, Elazığ, Diyarbakır, Siverek ve Gerger´de konuşulur.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://siyajan.yetkin-forum.com
 
Kürt dili | Zimanê Kurdî
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sîyajan :: Zimanê Kurdî | Kürt Dili Ve Edebiyatı | Kurdish Language and Literature :: Kürtçe Dersi :: Videolu Kürtçe Ders :: DERSA KURDÎ - 1-
Buraya geçin: