Sîyajan
Sîya Şevê ' ye Hoş Geldiniz /Hun Bi Xêr Hatin/Welcome

Eğer üye iseniz lütfen [url=siyaseve.yetkin-forum.com/login]giriş[/url] yapınız, eğer henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim [url=siyaseve.yetkin-forum.com/register]topluluğumuza katılabilirsiniz[/url]




 
PortalAnasayfaAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Ana Menü
Sîya Şevê
Ana Sayfa
Forum
Kurdi Rock | Kurdish Rock | Kürtçe Rock

Haberler
Biyografiler
Röportajlar

Çand| History| Tarih
Kürt Tarihi
Devletler ve Antlaşmalar
Müzik Tarihi
Basın Tarihi
Kronoloji
Kurdî | Kurdish | Kürtçe
Kürtçe ve Lehçeleri
Kürt Edebiyatı
Kürtçe Dersler
Portal
Tartışmalar
Yaygara
Köşe Yazıları
Extaralar
Resim
Anket
Video İzle
Sohbet
Reklam ver

En son konular
» doğmamış liderime rapor (soranice)
Salı Kas. 25, 2014 5:00 pm tarafından BAHADIR

» Merhaba ben BAHADIR
Salı Kas. 25, 2014 4:47 pm tarafından BAHADIR

» Mîr Bedirxan ( Bedirxan Bey) İsyanı
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:04 am tarafından Sîya Şevê

» Fransa arşivlerinde Dersim olayları
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:03 am tarafından Sîya Şevê

» Irak Kürt Hareketi
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:01 am tarafından Sîya Şevê

» Denbêjlik
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:50 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdîlik nedir ?
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:47 am tarafından Sîya Şevê

» İnanç
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:46 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdî Müziği
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:44 am tarafından Sîya Şevê

Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     
    Rechercher çıkıntı araştırma

    Paylaş | 
     

     Kürt Basını

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Sîya Şevê
    admin
    admin
    avatar

    Mesaj Sayısı : 426
    Kayıt tarihi : 01/01/10

    MesajKonu: Kürt Basını   Ptsi Ocak 03, 2011 2:10 pm

    Kürt basını, 22 Nisan’da 111. yaş gününü kutlamaya hazırlanıyor.

    1898 yılında, Kahire’de Kürdistan gazetesinin ilk çıktığı gün olan 22 Nisan, Kürt Gazeteciliği Günü olarak kutlanmaktadır.

    Burada amacımız, Kürt basın tarihini incelemek değil ama Kürt basın-yayıncılığının yüzyılı aşkın serüvenine ilişkin genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, Kürtlerin üç ana düşman bellediği “nezanî, xizanî û bindestî”; yani yoksulluk, bilgisizlik ve esarete karşı mücadelenin tarihidir diyebiliriz.Kürdistan gazetesinin ilk sayısında, gazetenin kurucusu Mikdat Mithat Bedirhan, gazetenin çıkış gerekçesini şöyle açıklıyor: “Kürtlerin durumuna çok acıyorum;
    Kürtler, birçok kavimden daha akıllı ve zekiler, mert ve inançlarında dürüst ve sağlamlar. Fakat yine de diğer kavimler gibi okumuş ve zengin değiller; dünyada ne oluyor, komşuları Moskova nasıl, ne yapacak, bilmiyorlar. Bu yüzden ben Allah yolunda bu gazeteyi yazdım. Allah’ın izni ile bundan sonra her 15 günde bir bu
    gazeteyi yazacağım.”O günden bu yana basın-yayın faaliyeti Kürtler için bir mücadele aracı, varoluşunu dünyaya haykırma aracı oldu. Kısacası basın-yayın organları, Kürtlerin temel aydınlama aracı işlevi gördü.Kürt basınının temel özelliği ise birlikte yaşadığı halklara ve egemen devletlere mesajını iletme ihtiyacından kaynaklı olarak çok dilli olması. Kürdistan gazetesi de üçüncü sayısından sonra iki dillidir. Bu sayıda ve sonraki birçok sayıda da Abdülhamid’e yazılmış, ondan gazetenin “Kürdistan”da dağıtılması için izin isteyen Mikdat Mithat Bedirhan’ın dilekçeleri yayınlanmış.1908 yılında Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte İstanbul’da birçok Kürt dergi ve gazetesi yayınlandı.

    Bunların başlıcaları; Kürt Teavün ve Terrakki Gazetesi (1908), Kurdistan (1908-1909),
    Rojî Kurd-Hetawî Kurd (1913), Jîn (1918), Kurdistan (1919) gibi gazete ve dergilerdir.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte Kürtleri inkar politikası, buna karşı geliştirilen isyanlar ve bunların şiddetle bastırılması sürecinde, Kürt aydınları yurtdışına çıkmak zorunda kaldılar. Söz konusu Kürt aydınları, çalışmalarını Şam, Beyrut gibi merkezlerde yürütüp buralarda çeşitli gazete ve dergiler çıkardılar. Ayrıca Türkiye
    sınırları dışında kalan Kürtler ve İran Kürtlerinin Bağdat, Süleymaniye, Tahran, Mahabad gibi merkezlerde yürüttüğü basın-yayın faaliyetlerini de unutmamak gerekir. Fakat basın-yayın organları de yine Kürt direnişinin sesi olarak var oldular.Ben bu yazıda, ağırlıklı olarak Türkiye Kürtlerinin basın-yayın faaliyetlerine yer vereceğim; bu yüzden diğer parçalarda yürütülen basın-yayın faaliyetlerine fazla
    değinmeyeceğim.

    Türkiye Kürtlerinin ilk gazetesi

    Türkiye’deki Kürtler açısından Kürt basın-yayın tarihinde önemli bir yere sahip olan yayın organları, Şam’da ve Beyrut’ta ilk Kürt gazetesi Kürdistan’ı çıkaran Mikdat Mithad Bedirhan’ın yeğenleri Celadet Bedirhan ve Kamuran Bedirhan’ın çıkardığı Hawar, Ronahî ve
    Roja Nû dergileridir. Bu dergileri önemli kılan, onların Kürt diline yaptığı katkıdır. Özellikle 15 Mayıs 1932 tarihinde yayınlanmaya başlayan Hawar dergisinde, Kürtçeye uyarlanmamış latin alfabesi ilk defa kullanıldı. Derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni Celadet Bedirhan, Kurmancî lehçesinin gramerinin temel özelliklerini ve Kürtçe imlanın temel kriterlerini gelişirtip bu dergide yayınladı. Bugün Kurmancî lehçesinde kullandığımız alfabe ve temel yazım ve gramer kulları, Hawar dergisinde ortaya konulmuştur.Türkiye’de ise 1940’lara kadar Kürt ayaklanmaları şiddetle bastırılmış; Kürtlerin varlığı,
    dili tamamen yasaklanmış olduğundan, Kürtler adına önemli bir basın faaliyeti de olamadı.
    Ancak 1940’lı yılların sonlarına doğru Musa Anter, Edip Karahan, Yaşar Kaya gibi şahsiyetler, Dicle Kaynağı (1949), Şark Mecmuası (1950), İleri Yurt (1958), Dicle-Fırat (1962), Deng (1963) gibi dergi ve gazeteler çıkarabildiler. Bu yayınlar da yoğun baskılara uğradı ve
    bunları çıkaran kişiler tutuklandılar. Bu yayınlara baktığımızda; Kürt dilinin çok sınırlı bir biçimde kullanıldığını, Kürdistan isminin yerini “Doğu”nun, Kürt isminin yerini de “Doğu” ya da “Doğulu” terimlerinin aldığını görüyoruz.
    1970’li yıllar, Türkiye’deki genel demokratik mücadelenin gelişimine paralel olarak Kürtlerde de bir uyanış ve mücadele gelişti; bu da beraberinde birçok basın organının yayınlanmasını getirdi. Bu dönemde Türkiyeli sol gruplara paralel olarak Kürt gençleri
    arasında da Kürt sol grupları gelişerek örgütlendi. Bu örgütlenme ve gruplaşmalar da belli legal ve illegal yayınlar çevresinde oluştu. Birçok grubun, çıkardığı yayının ismi ile anılması ve tanınması tesadüf değildir. Kürt basını burada bir örgütlenme ve bilinçlendirme aracı işlevi gördü.
    1970’lerin ikinci yarısı ile 1980 12 Eylül cuntasına kadar çeşitli grupların yayın organları var. Özgürlük Yolu (1975), Xebat (1976), Rizgari (1976), Roja Welat (1977), Kawa (1978), Ala Rizgari (1979), Serxwebûn (1980) bunların bazıları. Bu yayın organlarının temel özelliği, ağırlıklı olarak Türkçe veya iki dilli olmalarıdır. Bu dönemde tamamen Kürtçe çıkan tek yayın organı, Devrimci Demokrat Kültür Derneği’nin (DDKD) çıkardığı Tîrêj dergisidir. Bu dergi de sadece 4 sayı çıkabildi; son sayısı, cuntanın baskılarından kaçan dergi kadroları tarafından İsveç’te çıkarıldı.
    1990’lı yıllara kadar Avrupa; özellikle de İsveç, önemli bir merkez oldu. İsveç’te yayınlanan yayınlar arasında en istikrarlı ve uzun ömürlü yayın organı Nûdem dergisidir. Diyebilirim ki Nûdem, İsveç ekolü içinde çıkardığı kitaplarla birlikte Kürt basın-yayın tarihinde çok önemli bir hizmet vermiştir. Bunun yanında Armanc, Kurdistan Press, Berbang gibi yayınları da bu ekol içinde sayabiliriz.

    Günlük gazete deneyimi

    Türkiye’de ise 1980 Eylül darbesinden sonra Kürt hareketinin yayın faaliyetleri, ya illegal ya da yurtdışında yürütüldü. 1980’li yılların ikinci yarısından sonra Kürt kimlikli yayın organları yeniden boy gösterdi. Özellikle Kürt Özgürlük Hareketi’nin 1990’lı yılların başında bir halk hareketine dönüşmesi, aydınlanma faaliyetlerinin yoğunlaşmasını beraberinde getirdi. Kürt basın-yayın tarihinde Halk Gerçeği, Yeni Halk Gerçeği ve Yeni Ülke ile başlayan gelenek, önemli bir yere sahiptir. Bu gelenek, 1993 yılında Özgür Gündem ile birlikte günlük gazeteye evrilmiş, bugün de farklı isimler içinde varlığını sürdürmektedir. Bu gelenek, devletin en ağır baskılarına, birçok
    çalışanının karanlık güçler tarafından öldürülmesine rağmen bugün de yayınını sürdürmektedir.Bu süreçte ortaya çıkan diğer bir yayın organı ise 22 Şubat 1992 yılında yayın hayatına başlayan Welat gazetesidir. Bu tarihten 1994 yılına kadar 115 sayı yayınlandı. Daha sonra Welat Me ismiyle yayınını sürdürdü ve en son 1996 yılında, Azadiya Welat
    ismini alarak günlüğe evrildi. Welat geleneğinin devamı olan günlük Azadiya Welat gazetesi, mahkeme kararıyla 20 gün, yani yayını durduruluncaya kadar kesintisiz bir yayın akışına sahip oldu. Bugün de bu geleneğin devamı olarak, Dengê Welat gazetesi günlük
    olarak yayınını sürdürmektedir.Kürt basın-yayın tarihinde önemli bir yere sahip olan bir basın geleneği de Özgürlük Yolu ile başlayan gelenektir. Bugün de bu gelenek, Dema Nû ve Deng adıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
    Yine bu dönemde çıkan Rewşen, Jiyana Rewşen gibi yayınları da unutmamak gerekir. Bu yayınlar, Kürt edebiyatının gelişmesinde önemli bir işlev gördü. Bugün bu geleneği sürdüren bir yayın organı yok. Ancak W dergisi ve Tîroj dergisi gibi dergileri bu geleneğin
    sürdürücüleri olarak sayabiliriz. Bu edebiyat dergilerinin yanı sıra Zend, War ve Nûbihar gibi araştırma dergilerini de anmak gerekir.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://siyajan.yetkin-forum.com
     
    Kürt Basını
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Diyemiyorum

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Sîyajan :: Çand | History | Tarih :: Basın Tarihi-
    Buraya geçin: