Sîyajan
Sîya Şevê ' ye Hoş Geldiniz /Hun Bi Xêr Hatin/Welcome

Eğer üye iseniz lütfen [url=siyaseve.yetkin-forum.com/login]giriş[/url] yapınız, eğer henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim [url=siyaseve.yetkin-forum.com/register]topluluğumuza katılabilirsiniz[/url]




 
PortalAnasayfaAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Ana Menü
Sîya Şevê
Ana Sayfa
Forum
Kurdi Rock | Kurdish Rock | Kürtçe Rock

Haberler
Biyografiler
Röportajlar

Çand| History| Tarih
Kürt Tarihi
Devletler ve Antlaşmalar
Müzik Tarihi
Basın Tarihi
Kronoloji
Kurdî | Kurdish | Kürtçe
Kürtçe ve Lehçeleri
Kürt Edebiyatı
Kürtçe Dersler
Portal
Tartışmalar
Yaygara
Köşe Yazıları
Extaralar
Resim
Anket
Video İzle
Sohbet
Reklam ver

En son konular
» doğmamış liderime rapor (soranice)
Salı Kas. 25, 2014 5:00 pm tarafından BAHADIR

» Merhaba ben BAHADIR
Salı Kas. 25, 2014 4:47 pm tarafından BAHADIR

» Mîr Bedirxan ( Bedirxan Bey) İsyanı
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:04 am tarafından Sîya Şevê

» Fransa arşivlerinde Dersim olayları
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:03 am tarafından Sîya Şevê

» Irak Kürt Hareketi
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:01 am tarafından Sîya Şevê

» Denbêjlik
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:50 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdîlik nedir ?
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:47 am tarafından Sîya Şevê

» İnanç
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:46 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdî Müziği
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:44 am tarafından Sîya Şevê

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Ölümlerle dolu bir gelenek;ÖZGÜR BASIN GELENEĞİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sîya Şevê
admin
admin
avatar

Mesaj Sayısı : 426
Kayıt tarihi : 01/01/10

MesajKonu: Ölümlerle dolu bir gelenek;ÖZGÜR BASIN GELENEĞİ   Ptsi Ocak 03, 2011 2:25 pm

Özgür Ülke bombalandı


Tansu Çiller'in, Özgür Ülke'yi bombalatan 'GİZLİ'belgesi!'


Küllerinden doğan bir gazete: ÖZGÜR ÜLKE



Özgür Ülke gazetesi, bundan 13 yıl önce bombalandı. 1990’lı yıllarda ‘gizli ibareli’ belgelerle hedef haline getirilen gazeteler, bugün devlet yetkililerinin açıklamalarıyla, kapatma cezalarıyla susturulmaya çalışılıyor.



5 Aralık 1994 sabahı özgür basın geleneğinin en büyük temsilcilerinden biri olan Özgür Ülke Gazetesi, ‘Bu ateş sizi de yakar!’ manşetiyle çıkmıştı. 3 Aralık’ı 4 Aralık’a bağlayan gece gazetenin binası saat 3.10 civarında bombalandı. Gazete dağıtımcısı Ersin Yıldız hayatını kaybederken, 23 gazete çalışanı yaralanmıştı. Belki kimler tarafından bombalandığı ilk günlerde biliniyordu ama bombalamadan
15 gün sonra ortaya çıkan ‘Gizli’ ibareli belge, artık her şeyi anlatmaya yetiyordu; “Bu gazeteyi bertaraf edin!” Yaşanan olayın en dikkat çekici boyutu ise bombalamanın faillerini devletin güvenlik
güçleri değil, bombalanan gazetenin kendisi ortaya çıkarmıştı. ‘Bertaraf edin’ talimatının yer aldığı belgenin altında dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in imzası vardı.

17 yıllık ‘özgür basın’ geleneği tarihine 20 gazete, 40’a yakın şehit, merkezin ve bürolarının bombalanmasını sığdırdı. Bayrağı bugün devralan ardılları ise, son 8 ay içinde 11 kez kapatma cezası aldı. Özgür basın geleneği 17 yıllık tarihi boyunca toplatmalar, kapatmalar, tutuklanan çalışanlar, öldürülen dağıtımcılarına rağmen yayın yapma iddiasından ve yayın politikasından hiç vazgeçmedi. Bu gelenek, yayın tarihi boyunca 20 farklı isimle gazete çıkartmak zorunda kaldı.

Ersin Yıldız hayatını kaybetti

1994-1995 yılları arasında yayın yapan, baskı ve sansür politikasını en ağır biçimde yaşayan gazetelerden biri Özgür Ülke Gazetesi oldu. 3 Aralık’ı 4 Aralık’a bağlayan gece Özgür Ülke İstanbul Kadırga’da bulunan teknik binası, Cağaloğlu’nda bulunan merkez bürosu ve Ankara bürosu aynı anda bombalı saldırıya uğradı. Gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız’ın hayatını kaybettiği ve onlarca çalışanın yaralandığı bombalama ardından çıkan ilk Özgür Ülke Gazetesi, ‘Bu ateş sizi de yakar!’ manşeti ile olanları şöyle
anlatıyordu: “Devletin en yetkili ağızları tarafından hedef gösterilen ve kapatılmak için çare aranan gazetemiz Çarşamba günü toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun en önemli gündem maddeleri arasında yer almıştı.
Gazetemizi susturma kararının alındığı toplantıda konuşulanlar, gazetemizin ismi anılmadan basına yansımıştı. MGK’nin gazetemize ilişkin son kararının ne olduğu üç gün sonra ortaya çıktı ve Özgür Ülke bombalandı.”

‘Tansiyonum düştü sanmıştım’

Özgür Ülke Gazetesi bombalandığı gece içerde bulunan ve bir yıl boyunca suratında cam kırıkları ile yaşamak zorunda kalan gazete çalışanı Alişan Önlü, bombalanma anında yaşananları şöyle anlatıyor: “İki vardiya halinde çalışıyorduk. Birimiz sabah birimiz akşam. Olay günü normal mesaimize başlamıştık. Yayın katında olanlar gitmişti.
O zaman çalışanların çoğu üst kattaki yatakhanede kalıyordu. Biz saldırı bekliyorduk ama bu tarzda değil. El bombası, molotofkokteyli gibi basit şeyler düşünüyorduk ve özellikle Musa Anter’in arkadaşı Apê Kemal ile bunu konuşuyorduk. Ben danışma masasına oturmuştum. Yanımda Apê Kemal ve onun yanında Yıldız arkadaş vardı. Onun yanında şehit düşen Ersin arkadaş vardı. Baskı bitmiş, matbaadan gelmişti. Ersin ile Yıldız yan yana oturmuş bulmaca çözüyorlardı. Dışarıdan zile bastılar. Ben kapıyı açmak için otomatiğe bastığımda
artık olan oldu. İlk olarak tansiyonum düştü sandım. Uyandığımda her tarafın yıkılmakta olduğunu gördüm.
Araba parçaları daha havada uçuşuyordu. O sırada Apê Kemal bağırıyordu; ‘dışarı çıkın bombalandık’ diye.”

Yaralılar gözaltına alındı

Bombalamanın hemen ardından hastaneye kaldırılan yaralıların tam teşekküllü bir hastaneye gitmesinin engellendiğini anlatan Önlü, hastaneye kaldırılışını şöyle anlatıyor: “Dışarı çıktık, önümüzde polisler vardı. Ben tam hatırlamıyorum, Apê Kemal anlattı; ekip otosu orada hazırdı ve bizi direkt polis arabasına bindirdiler. Biz Ersin’in de olduğunu, onu da alacağımızı söyledik. Polislerden biri, ‘en yakın hastane Çapa ve Cerrahpaşa en donanımlı onlar oraya götürelim’ dedi. Diğeri kabul etmedi, ‘Samatya’ya gidelim, orada hazırlık yapmışlar’ dedi. Neden tam teşekküllü hastaneye gitmedik de oraya gittik anlayamadık. Ersin arkadaş aşırı kan kaybından şehit düştü. Başka bir yere götürülse kurtarılabilirdi.”

Bombalama gecesi hastaneye kaldırılan yaralılar ilk tedavilerinin ardından polisler tarafından gözaltına alındı.

Bombaya aydın barikatı

Özgür Ülke Gazetesi’ne yapılan bombalı saldırının ardından Özgür Ülke Gazetesi’ne destek yağıyordu. Gazetenin bombalamada kullanılamaz hale gelen ve şu anda AKP Eminönü İlçe Örgütü olarak kullanılan binasının önü günlerce Özgür Ülke dostlarının akınına uğradı. Özgür Ülke gazetesine yönelik gerçekleşen saldırıya karşı en güçlü tepkiyi
aydınlar vermişti.

‘Türkiye hukukunu kaybediyor’

Gazetenin engellenmesinin ardından gazeteye yönelik baskıları Ahmet Altan, Özgür Ülke Gazetesi’ne yazdığı yazıda şöyle değerlendiriyordu: “Özgür Ülke bugün aykırı düşünceleri savunuyor. Eğer bu ülkede aykırı düşünceler bombalanırsa, hukuk ortadan kalkar. Hukuk ortadan kalkarsa, devlet ortadan kalkar. Bu durumda o devleti
yönetenlerin de, o devlette yaşayanlarında güvenceleri kalmaz. Her düşünceye hukuk güvencesi vermek zorundasınız. Türkiye bu güvenceyi bugün kaybediyor. Türkiye hukukunu kaybediyor. Bu, bundan sonra bu ülkede güvenlik içinde yaşanamayacağımızı gösteriyor.”

‘Gizli’ ibareli belge: Bertaraf edin!

Gazetenin bombalanmasından 3 gün önce MGK toplantısında ‘bölücü yayınların susturulması’ denilerek, hedef gösterilen Özgür Ülke Gazetesi, bombalanmanın üzerinden 15 gün geçmeden dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in imzasının bulunduğu ‘Gizli’ ibareli belgeyi yayınladı. Belge direk Özgür Ülke Gazetesi’nin ismi verilerek
“Bölücü ve yıkıcı faaliyetlere destek verecek şekilde yayın yapan yayın organlarının faaliyetleri son günlerde devletin bekası ve manevi değerlerine açıkça saldırı şeklini almıştır. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik bu önemli tehdidin bertaraf edilmesi maksadıyla Adalet Bakanlığı’nca bu kadar suç duyurusu olmasına rağmen hukuken etkili bir şey yapılamamasının nedenlerinin belirlenerek, giderici önlemlerin alınmasına” denilerek, emir yayınlanmıştı. Belge, bombalanmadan 3 gün önce kaleme alınmıştı.

Dönemin Hükmet Sözcüsü Yıldırım Aktuna, ‘bertaraf edin’ emrini doğal emir olarak karşılarken, bombalama olayı için, ‘Türkiye’yi zor durumda bırakmak için kendi kendilerini bombaladıklarını düşünüyoruz” yorumunu yapmıştı.

‘Gizli’ ibareli belgeden ‘aleni’ hedef göstermeye

Özgür basın geleneğinde yayın yapan gazeteler her dönemde hedef gösterildi. Bu zaman zaman ‘gizli’ ibareli belgelerle, zaman zaman devlet yetkililerinin direk hedef gösterici açıklamalarıyla gerçekleşti. Tansu Çiller döneminde ‘bertaraf edin’ açıklamasıyla bombalanan gazeteler, bugün Genelkurmay Başkanı’nın söylemleri üzerine
defalarca kapatma cezasıyla karşı karşıya kalıyor.

Ülkede Özgür Gündem Gazetesi Büyükanıt’ın ‘PKK’nin dergileri ve günlük gazeteleri yayınlanıyor. Bunlara müsaade edilmemesi gerek’ açıklamasından hemen sonra 16 Kasım’da 15 gün süreyle kapatıldı. Gündem Gazetesi ise, Genelkurmay’ın andıç olayı örneklemesinde hedef gösterildi. Büyükanıt, “TSK’da akreditasyon vardır, doğrudur.
Türkiye’de bir PKK gazetesi yayınlanıyor, Gündem. Onun elemanı bu sıralarda sizinle beraber oturmasını ister misiniz?” sözlerini sarfetmişti. Gündem Gazetesi ve bu süre içerisinde benzer çizgide yayın yapan gazeteler, açıklamanın ardından tam 11 kez kapatma cezası aldı.

Kürt basın tarihi acılarla dolu

Kürt basınının yüzyıllık bir geleneği olduğunu ve 1992’den sonra günlük gazete formatı ile yepyeni bir çığır açtığını belirten yayını durdurulan Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yüksel Genç, günlük gazete ısrarıyla birlikte Türkiye’de Kürt gazeteciliğinin ne denli zorlu olduğunun, ne denli kavgalı olduğunun ortaya çıktığını
söyledi.

Özgür basın geleneği gazetelerinin ilk günden bu yana sürekli militarist güçlerin direk hedefi olduğunu hatırlatan Genç, “Kürtlerin muhalif günlük gazeteciliğinden, Kürtlerin düşüncelerinden öyle korktular ki sınır tanınmadık şeyler yaşanmaya başlandı. Kürt tarihi herkesin çok iyi bildiği kanlı bir tarihten geliyor. Kürt basın yayın tarihi özellikle son 17 yılına fazlasıyla acı sığdırmış” diye konuşuyor.

Basın şehitlerinin yarattığı gelenek

Özgür basın geleneğinin şehitlerle yaratılan bir gelenek olduğuna dikkat çeken Genç şunları söyledi:
“Resmi rakamlar 26-30 arası diyor ama 30 üstünde faili meçhul cinayet ve basın alanında bir şekilde
yaşamını yitirmiş çalışanlarımızın var olduğu bir gelenekten geliyoruz. Bunların 30’u faili meçhul cinayette, diğerleri de değişik şekillerde yaşamı yitirmiştir. Dolaysıyla Türkiye’de bu denli çok basın şehidi vermiş bir gelenek. Üstüne üstlük bunların yüzde 90’nı devlet güçlerinin direk hedef gösterdiği ve kendi eliyle öldürdüğü
insanlardan oluşuyor.”

‘Gazeteler katlediliyor’

Özgür Ülke’nin bombalanmasının hemen ertesi sabahı tekrardan yayınlanmasının bir şekilde özgürlükleri derinden hissettiren o muhalif tabakanın güçlü olmasına bağlayan Genç, “Ne bir bina ne de insan kalmıştı ama gazete çıktı. Bir şekilde özgürlüklere sahip çıkmak isteyen insan yoğunluğunun aydın sorumluluğunun üç aşağı beş yukarı diri
olduğu dönemlerdi” dedi.

Muhalif kesimin gazeteler üzerindeki baskılara karşı tepki göstermesi gerektiğine dikkat çeken Genç, şunları dile getiriyor: “İkide bir insan katleder gibi gazeteler katlediliyor, kapatılıyor ama insanların size sorduğuşu oluyor; ‘bugün çıkıyoruz ertesi gün acaba kapatma cezası geldi mi?’ İki gün sürdüğünde ‘yayın hala sürüyor mu?
’ Üçüncü gün kapatıldığında ‘başka bir yayın çıkaracak mısınız?’ demeye başlıyorlar. Aslında biz tam tersi bir tepki göstermeliyiz. Gazeteyi büyük bir duyarlılıkla ve yürekten sahiplenmeliyiz.”

UYGAR GÜLTEKİN
DİHA
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://siyajan.yetkin-forum.com
 
Ölümlerle dolu bir gelenek;ÖZGÜR BASIN GELENEĞİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sîyajan :: Çand | History | Tarih :: Basın Tarihi-
Buraya geçin: