Sîyajan
Sîya Şevê ' ye Hoş Geldiniz /Hun Bi Xêr Hatin/Welcome

Eğer üye iseniz lütfen [url=siyaseve.yetkin-forum.com/login]giriş[/url] yapınız, eğer henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim [url=siyaseve.yetkin-forum.com/register]topluluğumuza katılabilirsiniz[/url]




 
PortalAnasayfaAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Ana Menü
Sîya Şevê
Ana Sayfa
Forum
Kurdi Rock | Kurdish Rock | Kürtçe Rock

Haberler
Biyografiler
Röportajlar

Çand| History| Tarih
Kürt Tarihi
Devletler ve Antlaşmalar
Müzik Tarihi
Basın Tarihi
Kronoloji
Kurdî | Kurdish | Kürtçe
Kürtçe ve Lehçeleri
Kürt Edebiyatı
Kürtçe Dersler
Portal
Tartışmalar
Yaygara
Köşe Yazıları
Extaralar
Resim
Anket
Video İzle
Sohbet
Reklam ver

En son konular
» doğmamış liderime rapor (soranice)
Salı Kas. 25, 2014 5:00 pm tarafından BAHADIR

» Merhaba ben BAHADIR
Salı Kas. 25, 2014 4:47 pm tarafından BAHADIR

» Mîr Bedirxan ( Bedirxan Bey) İsyanı
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:04 am tarafından Sîya Şevê

» Fransa arşivlerinde Dersim olayları
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:03 am tarafından Sîya Şevê

» Irak Kürt Hareketi
C.tesi Ağus. 11, 2012 10:01 am tarafından Sîya Şevê

» Denbêjlik
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:50 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdîlik nedir ?
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:47 am tarafından Sîya Şevê

» İnanç
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:46 am tarafından Sîya Şevê

» Êzîdî Müziği
C.tesi Ağus. 11, 2012 9:44 am tarafından Sîya Şevê

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 KO SPÎ "Ak Dağ",ŞARIK Û ŞIVON "EFSANESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sîya Şevê
admin
admin
avatar

Mesaj Sayısı : 426
Kayıt tarihi : 01/01/10

MesajKonu: KO SPÎ "Ak Dağ",ŞARIK Û ŞIVON "EFSANESİ   Perş. Şub. 10, 2011 7:29 pm

Orhan Zuaxpayic /





Koy Çewlîg o Şerefdîn oTı ra gêrênî Şarık û Şivan oPêsî bênî helê şun oŞinî bare Berîvan o Şarık ,Bir yerleri yazmak ve anlatmak için oranın havasını solumak gerekir. Yazmaya çalıştığım konuyu uzun süreden beri yazmayı düşünüyordum. Bu konuda elimde yeteri kadar done olmasına rağmen geçte olsa yazmaya karar verdim. Ko Spi'nin (Akdağ) havasını zirvesinde soluma şansım olmadı fakat eteğindeki köyde (Kelaxsi)de iki hafta kalarak az da olsa bu özlemimi giderdim.Kelaxsi tarihe tanıklık etmiş,defalarca Türk ordusu tarafından yıkılıp, yakılmıştır. 12 Eylül 1980'de Kürdıstan da boşaltılan,yakılan ilk kürt köyüdür. Şeyh Mustafa'nin türbeside bu köydedir. Şeyh Mustafa Kürd direnişçisi Şeyh Said hareketinin en etkin komutanlarından ve halk önderi Şeyh Şerif'in babasıdır.Ko Spi'nin zirvesinde o çetin savaş koşullarında adeta kutsalığına sıgındığına inandığım ,kardeşiminde defalarca anlatımından esinlenerek elde ettiğim bilgiler ana kaynağımdır.Yine zirveyi bundan 55 yıl evel ziyaret eden,kutsalığından şifa ve murad umduğuna inanan annemin, tevekkül içinde sanki bugün gitmiş gibi Şare u Şivon efsanesini o doğal anlatımı ile beni adeta büyüledi. Annemin anlatımıda ikinci en büyük kaynağım oldu. Bunun yanında Şare u Şivon ve Ko Spi üzerine makale yazan hemşerim Vahdet Siwunıj ile Okay Alay'ın kitabındaki bilgiler ise konunun zenginliğine katkı sunmamda yararlandığım başka verilerimi oluşturuyordu.Sürgünde yaşamın ve kaynak elde etmenın dezavantajları olsada ,kaynak temın etmede çok zorlandığımı söyleyemem. Belki ülkede olsaydım daha zengin ve edebi bir uslupla bu makaleyi yazabilirdim.Buna rağmen belleklerde halen tazeliğini koruyan bilgileri derleyip toparlamaya çalıştım.Umarım derlediğim bu yazıdan çok önemli bilgilere ulaşırız. Ko Spi'yi bilenler ve tanıyanlara içinde bir nostalji'de yapmış oluruz.



Çolig cografyası çok asidir. Ama direnişçileride inadına o kadar asidirler. 'Ko Spi'ise bu asi direnişçilerin kutsal mekanı sayılırdı.Ünleri kıtalar dışına taşan; Yado,Hüs Wasmunu,Şeyh Hüsen başta olmak üzere yakın dönemde de çağdaş Yado Mustafa Ayçicek,Zeki Yıldız,Vahdettin Kıtay,Hasan Çürükkaya ilk akla gelenlerdir.Dağlar kendi gibi insan yetiştirir derler ya, bu yiğit insanlarda akıları ve yiğitlikleriyle nam salarak bu dağların önemini bir kez daha pekiştirdiler.Şarık u Şivon'ın mekanı yeni adıyla, yani asimle edilmiş adıyla Türk ordusu tarafından Îskender Tepesi olarak kayıtlara tescil edilmiştir. Türk Genelkurmayi'nın savaş haritalarında bu isimle anılır. İskender tepesi tüm asiliği ve heybetli görüntüsü ile zirvededir. Bu tepe Akdağ (Koye Spi)’in en yüksek yeridir. Yüksek, asi ve bir o kadarda kibirli ve gururlu. Adını, ünlü Makedonya’lı komutan Büyük İskender’den almıştır.





Îskender doğu seferleri sırasında gelmiş bu tepenin üzerinde karargah kurup savaşı yönlendirmişti. İskender'in Mezopotamya coğrafyasında bir başka üslenme alanıda Zagroslar olduğu rivayet edilir.-Îskenderin konakladığı mekan ile Şare u Şivonin efsanesinin kesiştiği, mekan aynı yerdir.Büyük Iskender'in Şare u Şivon tepesinde karargah kurması ve büyük komutan olması,savaşı iyi bilmesindendeki öngörüsüdür. Doğu seferlerine çıkıp büyük bir coğrafyada otorite kurması bunun ispatıdır.Îskenderin Ko Spi'nin zirvesinde karargah kurması demek,Murad Nehrinin havzası,Dicle nehirinin çıkış havzası,Hani,Palu,Qerebegan,Piran,Daraheni,Lice,Guleman,Çolig ve çevresi,kısmen Solhan "Boğlan"coğrafyasına hakim olma anlamını taşır. Bu coğrafyaları ele geçirmeden Ko Spi'nin zirvesine ulaşıp,karargah kurmak mümkün değildir. Savaşın teori ve pratiğini iyi bilen komutanlar bunu iyi bilirler.Kürd tarihi yakın dönemde Şeyh Said hareketi başta olmak üzere bu coğrafyada sürekli güçlü bir çıkış yapmıştır. Şehidler diyarı bu coğrafyanın insanı asidir,inançlıdır,davasına ölümüne bağlıdır,direnişçidir,teslim olmaz,tek kişide kalırsa çarpışarak şehadet mertebesinin gizemini bilir.



-Şare u Şıvon'nun öyküsü'nün geçttiği mekan Ko Spi "Akdağ"'dır.-Bizim öykümüz yani Şare u Şıvon "Çoban" ,Xece u Siyabend'in öyküsünün geçtigi Çiya'ye Sipan "Süphan dağı", Ehmedê Xanê nin Mem u Zin öyküsünün gectıgı "Cizir-a Botan" da ve Zembilfiroş öyküsünün geçtiği "Ferqin" de, Derevişe Evdi ve Edule nin öyküsünün geçtiği "Botan" gibi Kürd Mitolojisinde fazla bilinmez.-Kürd mitolojisindeki bu eserlerin tümü romanlara,stranlara ,sinema sanatına konu olmuşlardır.Bu eserler Kürd edebiyatında çoktan yerlerini almışlardır.-Bu saydığım efsaneler halk şarkılarına konu olan hazin ,bir o kadar da trajik aşk hikayeleridir.-Şare u Şivon efsanesi üzerine bugüne kadar fazla bir şey yazılmadı. Kürd efsanelerine duyarlı olan hemşerilerimden biri zazaca,diğeri Türkçe yazım diliyle efsanenin hikayesini aşağı yukarı birbirine yakın temelde yazmışlardır.- Bunun yanında bölgemin insanlarından Kırdki "zazaca"sanatçılardan Kelaxsili Şarık Apo, yine zazaca üzerine lokal düzeyde araştırma ve inceleme yazılar yazan Züvyerli Xezala Şarıki'nin bu kutsal ismikendilerine takmaları,duyarlılığın bir sonucudur. Şare ismi başta benim köyüm Zoxpa, olmak üzere Züver,Xeylan ve çevredeki köylerde bayanlara kutsalığından dolayı en çok verilen isimdir.- Bende efsaneleri ve mekanı ile Ko Spi hakkında derlediğim bilgileri daha detaylı sizinle paylaşmak istiyorum.









- Şarık u Şıvon'nun efsanesi ise ,diğerlerinden farklı bir aşk hikayesi değildir. Onların hikayesi Mezopotamya coğrafyasının kalbi sayılan Ko Spi'nin o ihtişamlı görüntüsünü,(feyzini) bereketini,doğasındaki o zenginliğini anlatır. Bunun yanında her tarfatan fışkıran sularıyla kadim bir o kadarda Mezopotamya'ya hayat veren Dicle ile Fırat nehirlerini besleyen su kaynaklarını, en önemliside kutsalığını anlatır.Şarık u Şıvon Ko Spi'nin o temiz havasını,doğasındaki binlerce bitkinin şifasını,güzel kokusunu Kürd coğrafyasına kutsallığı beraberinde anlatır.Şarık u Şıvon efsanesi adeta teşbihte hata olmaz cinsinden Bal arılarının yatağı,beslenme mekanıdır.Şarık u Şıvon efsanesinde de bu konu çok edebi bir ustalıkla anlatılır,zaten. Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim de Allah'ın, kendisine "vahyettiğini" bildirdiği tek canlı türü Arılardır.Kuran şöyle der:Rabbin "balarısına vahyetti": "Dağlarda, ağaçlarda ve yüksek yerlerde kendine evler edin!"Bal, insanlara şifadır. İnsanı rahatsız eden her hastalığa karşı onda koruyucu ve iyileştirici bir şifa vardır. Kısacası bal rakipsiz bir besin ve şifadır. Bugün, Tıbbi araştırmalarda bu gerçeğin farkına varmıştır.Ko Spi'de gerillacılık yapan bir arkadaşın bana yıllar önce bir anekdotunu size aktarmak ıstıyorum. Çolig merkezden merhum Hüseyin Aydoğmuş hoca (Hüs Pirun) PKK'nın gerillaya giden ilk kadrolarından biriydi. 1980'li yılların başında Ko Spi'de yazın sıcağında gerilla gurubuyla dolaşırken ,yüksek ve yıllanmış bir meşe ağacı içinde tahmini yarım ton civarında bal rezervini bulduklarını bana anlattı. O dönemde hala boşalmayan Kelaxsi köyüne gidip,büyük bakraçlar getirip doldurduk. Bal o kadar çoktu ki bir kısımınıda köylülere verdik. Bende 20 kg civarında bir teneke balı,bir fırsatını bularak gizliden Çolig merkezde oturan babama götürdüm.Aradan bir süre geçtikten sonra Çolige gece gizliden tekrar babamı ziyarete gittiğimde, demek Bal'ın tadı ve şifası babama çok iyi gelmişti ki,- Bana dönerek zazaca "ero Hüsem o egminıg tu Imnon ard,-O egminıra hin çinu tı hunci mir biyar?-Mı tum yı hıma xo vira nikerd,Türkçesi, Oğlum Hüseyin yazın bana getirdiğin o bal'dan daha yokmu tekrar getirsen. Bal'ın tadı hala damağımda,asla unutmam demişti. Bu vesileyle Hüseyin Hoca'yı da rahmetle anmak istiyorum.-Yakın dönemdeki son 30 yıllık Kürd Ulusal mücadelesinde de Ko Spi stratejik özeliğinden dolayı ismi çok anıldı. Kürd direnişçileri Ko Spi'de Yaz ve Kış mevsimlerinde kurtarılmış bölge olarak güçlerini hep korudular. Türk silahlı güçleri bu coğrafya'ya karadan çok kayıp verdikleri için çaresizce hep hava destekli operasyonlarla girmeye çalıştı. Ama hiçbir zaman Ko Spi Türk ordusuna geçit vermedi.-Ko Spi Amed Eyaleti gerillalarınca özellikle kış aylarında üstlenme ve kamp alanı olarak seçilir. Ko Spi her kış mevsiminde Türk ordusunun bombardımanını adetta sabırsızlıkla bekler. Ko Spi;nin o heybetli ve asi duruşu, Türk ordusunun o bayatlamış savaş taktik ve stratejileriyle hep alay eder.Türk ordusu Ko Spi'ye ulaşamadığı için defalarca kimyasal silahlar kullandığıda bilinmektedir. Yine, Ko Spi çevresindeki o asi meşe ağaçlarını defalarca yakmalarına rağmen,inadına daha gür ve daha erken nispet yaparcasına kendini yenilemektedır.-Yakın dönemdeki son 30 yıllık Kürd Ulusal mücadelesinde de Ko Spi stratejik özeliğinden dolayı ismi çok anıldı.Kürt direnişçilerininde sürekli mekanı olmuştur.



KO SPÎ "AK DAĞ" COĞRAFYASI VE ŞARIK Û ŞIVON HAKKINDAKÎ DERLEDÎĞÎM BÎLGÎLER ?





Ko Spi benim köyüm Zoxpa'ya coğrafik olarak çok yakındır. Özellikle Ko Spi'nin zirvesine benim köyümden iki,üç saat içinde yürüyerek ulaşmak mümkündür Kendim daha 18,19 lu yaşlarda 1979 yılı yazında Kelaxsi köyüne iki haftalık ziyarette bulunmuştum.Bu vesileyle Ko Spi'yi yakinen görme fırsatım oldu. Üzülerek ifade edeyim ki yüksek zirvesine çıkmadım. Sonraki yıllarda da Sivan nahiyesinin en büyük bölgesi Timasor mıntıkası başta olmak üzere ,“Sivon cer "aşağı Sivan'ın birçok köyüne gitme fırsatım oldu. Bu mıntıkadanda farklı bır bakışla tekrar Ko Spi'yi yakinen görme fırsatım oldu. Ko Spi'ye yakından baktığınızda o asil duruşu ve ihtişamı insanı adetta büyüler.Zaten Darahêni'den Diyarbakır güzergahına doğru gidenler, uzaktan Ko Spi'yi çok net görebilirler.Ko Spi eski sönmüş bir volkanik dağdır.Çevresı sönmüş volkanik kayalarla kaplıdır.Annem, 1957 yılında babamla ilk defa Kelaxsi'ye Şeyh Burhaneddin'in Bilgin'in evine konuk olurken,köyün kadınları misafir olan annemide yanlarına alarak çok uzun ve meşakatlı bir yolculukla dağın zirvesine çıkmışlar. Köy'ün kadınları anneme Şarık u Şıvon un kutsalığından bahs ederken,insanların muradına çare olan bir ziyaret olduğunu söylerler. Annem bana istediğim tüm dilek ve muradımı yıllar sonrada olsa Şarık u Şıvon'a olan inancımdan dolayı aldığını söyledi.Yanlız bu sırlar bende kalsın, diyordu.O dönemleri çok canlı sanki yeni gitmiş gibi ifade ediyordu. Özellikle Şarık u Şıvon efsanesini yazan arkadaşlardan daha doğal ve daha zengin ifadeler kullanıyordu.Halende yöremız insanları"Şah Ali Pali -Şeyh Ali "üzerine" yemin ederlerken,ikinci yemini ise en çok Şarık u Şıvon üzerine ederler.Ko Spi'nin doğa güzeliği,stratejisi,yabani hayvanların zenginligi ve meşe balı,kudret balı "gezmin" yanında ,Krom ve demir yatakları bakımından da çok zengindir. Ayrıca permo-karbon yataklarıda vardır.Elazığ Ferro Krom fabrikasının ham maddesi uzun süre bu bölgeden temin edilirdi. 1980'li yılların ortalarında PKK tarafından maden çıkarma ve nakli yasaklandı. Hatta,hatırlıyorum MTA'da çalışan teknik personel PKK gerillalarınca bölgeden uzak tutularak madenlerin işletilmesini önlemiştir.





.-Ko Spi Xarpet,Çolig ve Amed üçgeninin kesiştiği noktadadır. Ko Spi'nin zirvesi 2.850 metreyüksekliğindedir.Ko Spi Daraheni,Palu,Qerebegan,Hani,Piran ilçeleri sınırlarının kesiştiği alanın ortasında yer alır. Ko Spi'nin güney doğusunda Sivan nahiyesine bağlı Kelaxsi ,Xeylan,Haciyan,Seferan,Fatra Quem,Avnik köyleri ilk akla gelenlerdir. Kuzey batısında Palu ve Qerebegan ilçelerine bağli Ekrage diyezun,Seraçur,Hasbeğ,Züver köyleri bulunmaktadır.Ko Spi silsilesinde onlarca dağ sırtı vardır. Bu silsile adeta dilimlenmiş Karpuz gibidir. Ko Spi'nin sırt ve eteklerinde onlarca vadi'yi görmek mümkündür. Bu vadileri Ko Spi'de uzun yıllar sorumlu düzeyde gerillacılık yapanların ifadesiyle,Kışın barınma alanları olarak kullanılıyordu.Ko Spi'nin vadilerinin iç kesimlerı kışın çok sıcak,yaz aylarındada çok serin ve temiz bir havaya sahiptir. Vadilerdeki kış sıcaklığının temel nedeni derelerde akan sulardan dolayı ılıman bir iklimin hakim olmasıydı.Bu ılıman iklim bize barınma imkanı sağlıyordu.Ko Spi ve eteklerinde zengin su kaynakları ve onlarca dere vardır. Bu su kaynaklarından özellikle Fatra Quemdeki (rue Fatraquem) suların çıktığı gözeler doğa harikası ve görülmeye değerdir.





Suyun soğukluğu,duru ve dinginligi insanlara hayat ve ruh verir. Ko Spi'nin kuzey ve batısındaki dereler,çaylar Fırat nehirinin en büyük kolu olan Murad nehirine dökülürler. Güney ve doğusundaki dereler ise Dicle nehirine dökülürler.Güneydeki (Rue)Fatra-Quem çayı,uzun bir yol alarak Cımsag denilen mevkide Şelê Heydun yakınlarında Lice ve Dareheni arasında çıkan önemli çaylardan Bırkelyênî ile birleşerek Dicle nehirine dökülür.Bunun yanında başka derelerde Qerebeğandaki derelerle birleşerek yine Dicle nehirine dökülürler.Ko Spi'nin zirvesi yani Şarık u Şıvon'ın bulunduğu mekanı yıllarca bölgeyi en iyi bilen kardeşimin ifadesiyle şöyle tasvir ediyor. Dağ'ın zirvesinde büyükçe bir düzlük alan vardır. Bu alanın yarısına yakını çok sık meşe ağaclarıyla kaplıdır.Ağaçlık alana "Geme Hêş" Ayı ormanı derler. Geriye kalan düzlük alan iki veya üç stadyum büyüklüğündedir.Ağaçsız alan üzerindede Şarık u Şıvon tepesi bulunur.Bir başka benzetmeyle bir stadyum düşünün türbünün birinde seyirciler yani "Geme Heş" 'in bulunduğu taraf hafif yüksek olduğu için ağacları sanki stadyumdaki seyircileri andırıyor. Ağaçların karşı tarafıda daha geniş düzlük bir alan ortasında Şarık u Şıvon;nun tepesi bulunur.Geme Heş'in ağacları tarihe meydan okurcasına kavak ağacları gibi dik,uzun ve tepesi hariç,dalsız ve budaksızdır.Adetta bir şemsiye'yi andırır. Şarık u Şıvon tepesi bir doğa harikası gibi insanı büyüler.





YÖRE HALKI ARASINDA SÖYLELEN BIR ÇOBANIN KAYBOLAN KAVALI'NINFARKLI VERSIYONLARLA ANLATIMI ?





1-Anlatım ) Palu Hasbeg köyünden yaşlı bir insanın Ko Spi hakkında anlattığı,bir öyküdür.Ko Spi'nin çevresindeki köylülerin insanları Şarık û Şivana büyük bır sevgi besliyorlardı. O sevgiden dolayi Koyê Spî ile ilgili ilginç öyküler anlatıyorlardı.. Bir gün /Palu Hasbegli yaşlı bir dede; “Bakmayın bu kayalarının çok olmasına, Koye Spi’de hiçbir şey kaybolmaz demişti. Bir gün bizim köyün çobanlarından biri hayvanlarını alıp, Koye Spi’ye çıkmış.Hayvanları otlarken kendiside pınarın başına oturmuş. Bir ara dikkatsizlik sonucu elindeki kavalı pınarın içine düşürür.Suyun içinde aradığı kavalını bir türlü bulamaz.Çaresiz köyüne geri döner. Kaval'a çok üzülür, ne de olsa baba yadigarıydı. Ertesi gün sabah erkenden hayvanlarını toplayıp yola koyulur. Köyden çıkmadan matarasına su doldurmak istemiş. Çeşmenin yanına bir varmış ki ne görsün? Dün tepedeki pınarda kaybettiği kavalını suyun içinde yüzer halde bulur.Bunun üzerine İhsan dede; “Yaa anladınız mı? Orada hiçbir şey kaybolmaz. O size şaka yaparken alır herhangi bir eşyanızı, sonra sizin deli gibi aranmanızı keyifle seyreder, ardındanda size geri verir. Koye Spi, oyun oynamayı seven, şakacı bir çocuk gibidir” demişti.Bunlar aklına gelince gülümsedi,gerilla.2-Anlatim)Bu öykü'de Züver ve Zoxpa çevresindeki köylülerin anlatımından derlenmiştir,Yine,kutsal Ko Spi'nin zirvesi Şarık u Şıvon eteklerinden akan onlarca su pınarları vardır. Birgün hayvanlarını otlatmaya giden bir çoban ,kavalını o temiz duru ve insana hayat veren pınardan su içmeye çalışırken suya düşürür,Kavalı'nın birden kaybolduğunu daha sonra aradığı kavalını ,Kilometrelerce uzaklıkta Ko Spi'nin Kuzey-batısında Palu/Züver köyünün yamaçlarındaki Hosel mıntıkasında çıkan bir su pınarında bulur. Hosel mıntıkası Züver köyünün karşı yamaçlarında olup,demiryolu ve tünelinin hemen yanıbaşıdır. Günümüzde yaygın olan inanç odur ki, bu suyun kaynağı "menba"Şarık tepesinden gelir. Şifa bulmak isteyen yöre insanları Hosel'de çıkan bu suyun,kutsalığına inanırlar.ŞARIK U ŞIVON NUN ÖYKÜSÜ ?Şarık ile kardeşi Diyarbakır ilinde bir ağanın yanında çobanlık yapıyorlarmış. Koyun-Keçi sürüsünü hergün sabah otlatmaya götürüp akşam eve dönerlermiş.Çevreyi çok iyi bilen ağa bir gün sürüsünün arasında dolaşırken hayvanlardan sağılan sütten nefis bir ot kokusu geldiğini hisseder.Ağa Tilki kurnazlığıyla düşünmüş,taşınmış bu kokunun Akdağ (Ko Spi) otlarına ait olduğuna kanaat getirmiş. Çünkü ağa çevreyi çok izi bilen ve tanıyan biridir.Ağa durumu hanımına anlatmış,hanımı bu anlattıklarina inanmamış.Ama kokunun kesinlikle Akdağ'ın otlarına ait olduğuna da kanaat getirmiş olacak ki, bu gizemi çözmeye kafasina koymuş,nasıl olurda sürüyle birlikte Diyarbakırdan günlerce uzaklıktaki Akdağ'a aynı günde gidilir dönülür diye düşünmeye başlamış.Ağanın gizemini çözmeye çalıştığı bu olay şöyle rivayet edilir.Şarık ile kardeşi sürüyle köyden uzaklaşmazlarmış,sürü ile birlikte arı olup uçarak Akdağ'ın tepelerine konarlarmış. Çoban sürüyü ablası Şarık a teslim eder. Kendisi elinde bir sepetle zirveden aşağıya su taşırmış.Bu su ile camii olduğu söylenen bir yapı inşaa edermiş. Günlerden bir gün ağa bunları takibe koyulmuş.Çobanların köyün sınırını aşar,aşmaz sürü ile gözden kaybolduklarını görmüş.Ağa şaşkına dönerek atı'nı Akdağ'a doğru sürmüş. Yorucu bir yolculuktan sonra Akdağ'a varmış. Çoban Ağa'yı görünce ablasına doğru kaçmış ve aniden gözden kaybolmuş. Ağa atını çobanın kaybolduğu yöne doğru sürmüş. Şarık'ı sürünün yanında türkü eşliğinde,oyun oynarken görmüş. Olup bitenlerden habersiz olan Şarık ,Atın kişnemesiyle kendine gelerek ağayı görmüş. O da gözden kaybolmuş.Çaresiz kalan ağa sürüsünü alarak günlerce uzaklıktaki köyüne dönmüş.Bu efsane sözü geçen ve cami sanılan yapı yarım şekliyle halen Akdağ'ın zirvesinde ayakta durmaktadır. Duvar taşları kum ve kireç ile örülmüştür. Orası şimdi halkın ziyaret ve adak adama yeri olarak kullanılmaktadır. Şarık ın türkü söyleyip oyun oynadığı sanılan yerde ziyaretçiler halk türküleri söyleyip oyunlar oynanmaktadırlar.Bu efsane Okan Alay'ın kitabından alınmıştır. Kısa bir ekleme yapacak olursam annemin ifadesi Kelaxsideki yaşlı insanlara atfen şöyle ? Diyarbakırlı Ağa'nın eşi Kelaxsili olup, o yüzden Ko spi (Akdağ)'ın kokusuna aşina olduğunu söyler. Ayrıca Şarık ile kardeşi Şıvon Kuş , sürüsüde arı olup beraber uçtuklarını söyler. Efsanenin diğer konusuda aşağı yukarı aynıdır.Vahdet Sivunıj'ın aşağıda zazaca kaleme aldığı makalesindede Şarık u Şivon efsanesinin konusu içerik olarak aynıdır. Yanlız Vahdet Siwunıj sepetle Murad nehirinden su taşıyarak cami yapttığinı yazarken,Okan Alay Şıvon nun dağın zirvesinden Şarıktan su taşıdığını yazar.





Okan Alay suyla cami,Vahdet ise ev yaptığını yazar.Vahdettin anlatımına göre Ko Spi'de inşaa edilmek istenen evin bulunduğu yerde Kum,kireç ve taşların bulunduğunu yazar. Bu malzemelerin hiçbiri Akdağ'da ham madde olarak bulunmaz,tamamen başka yerden taşındıgını yazar.Efsanenin anlatımındaki bu farklılıklarada dikkat çekmek îstedım.Şu an bahsedilen o kum ve kireçten eser kalmamıştır.





ŞARIK U ŞIVON EFSANESÎNÎN ZAZACA DÎLÎYLE ÖYKÜSÜ ?





ŞARİK Û ŞİVONGorê efsanî ra Şarik û biray xo Şivon dêştay Dîyarbekir de keyê yew axaydi şoneyî(şivanê) kenî. Way û Bira pîya serîsibay(sodir)ra pes(dewar) berdenî çirênaynî êre de ardenî keye. Rojek xanima axay wexta êrey pes duşena(çirkena) yew buya vaşî weş şit ra yena ci. na rewş yew mude dewûm kena û xanima axay rojek bere ra yena keye, vûna axa şoney ha kam ca de nê pesî çirênenî? nê rojan peyinandi hem şit zaf biyo hem zî yew buya weş ha şit ra yena.Axa wexta tahmê şit veyneno şaş maneno,çimkî axa der dor Dîyarbekir zaf hewl şinasneno(nas keno) no vaşo ke dewar axay werdû, o vaş têna Kosipî de esto. welakîn pê meşa dewar Dîyarbekir ra heta Kosipî şayiş û ameyiş rayir rojan o.feqet ê serîsibay şinî çere êre yenî keye.axa wexta no hal xanima xo ra vanû xanima axay bawer nêkena.axa zî bawer nêkeno welakîn o zaf hewl zanû ke bê Kosipî no vaş yewna ca de çinîyo.Axa vanû ez gereka nê surî eşkera bikero.axa rojek înan taqîb keno.yew roj serîsibay şarik û biray xo pesî vecenî teverî dewe. ê bi pes pîya ra benî yew bars ê hingo(mêsa hingimênî) û verî xo danî Kosipî firenî axa peyra tera onîyeno ê firdanî şinî. Axa o roj heta êre o ca de vindeno hetê vakûr ra onîyeno.hetê êre ra hêna veyneno ke sê bars ê hingo pîdima ha firenî yenî kişta dewede nişenî û Yew pezî ra ver û yew zî dim ra yenî keye. ê axay nêveynenî û axa zî kesî ra behs nêkeno.Şan de axa xanima xo ra vano zewday mi hedre biker ez yew hefte rayir ra şin. roja bîn axa zî rew ra warzen estora xo hedre keno.heta kişta dewe înan taqîb keno wexta ê firenî şinî hetê vakur ra. Axa verî estora xo dano Kosipî.Way û bira bi pes ra wexta serê Kosipî de nişen şarik pes hetedi vindena û bira seleka(sepet) xo geno şino çemê mûrad ra awk kirîşeno lewê Kosipî. Gorê efsanê ra pê na awk warî(düzlük) Kosipî ser o yew Ban verayştenî.Şivon wexta awk ra yeno kendal Kosipî ya raşta axay şino ,senî axay veyneno selekê awk ca verden û hetê waya xo ra vazdano û beno vin. Axa zî estorê xo o hetê ra ramenû.senî Axa vecîyeno warî ser veyneno ke şarik ha pesî verdi deyir vana û govend kay kena. wexta şarik axay veynena vazdana xo vin kena.Axa dor ver Kosipî geyren nêgeren way û biray ra yew herind nêveynen. welakîn warî hetê başur Kosipî sero xirbê ban o nêmcet verdaye veyneno, dîyesê(divar) ban pê Kerre,Kum û Cis(Kireç) verazîyaw. Lewê Kospî de ne Kerre,Kum û ne zî Cis esto.o mazeme pêro yewna ca ra kirêşîyaw. Axa pesê xo xo ver şonen geno şino keye .dewê ke dor ver Kosipî de her serr şinî o ca zîyaret û qirbûnû birnen.Zazaca diliyle yazılan bu öyküde Vehdet Siwunıj tarafından,bana gönderildi.Sonuç olarak yöre halkı Ko Spi'nin kutsalığına inanır. Bu konuda halk arasında zazaca söylenen bu şiirden bir kıta sunarak bitirmek istiyorum. Selam ve saygılarımla,





Rahar homay rahar Şarık Şivoniy o





Rahar pir ajoyu (ucay) rahar mişrikayo (müşrik=Allaha ulaşma yolu)





Ya xasê xaso (temizlik,arılık) pire piroŞoney gayînu ,





bızun û embazê lewê koy o (kue)





Pirê pirikûn Şarıke Şivon oOmude "baweri" semediya ma duay tuy a





Ya pir mişrak serdarê (ziyaretgah) ziyar o





Dermune derdo qulun oUmıde neweşun o





ORHAN ZUEXPAYIJ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://siyajan.yetkin-forum.com
 
KO SPÎ "Ak Dağ",ŞARIK Û ŞIVON "EFSANESİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sîyajan :: Zimanê Kurdî | Kürt Dili Ve Edebiyatı | Kurdish Language and Literature :: Kürt Edebiyatı :: Efsaneler ve Hikayeler-
Buraya geçin: